«
  1. Anasayfa
  2. Akide
  3. Er-Rahmân ve Er-Rahîm İsimleri | El-Esmâul Hüsnâ (3)

Er-Rahmân ve Er-Rahîm İsimleri | El-Esmâul Hüsnâ (3)

makaleler5

ER-RAHMÂN ve ER-RAHÎM İSİMLERİ 

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle… Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür… Bundan sonra:

 اَلرَّحْمٰنُ –  اَلرَّحِيمُ er-Rahmân – er-Rahîm 

“Sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsânda bulunan,
rahmetiyle hey şeyi kuşatan, kullarına acıyan ve onları bağışlayan.”

Rahmân ve Rahîm isimleri, Allâh’u Teâlâ’nın büyük ve geniş merhamet sâhibi olduğunu gösterir. Rahmân ve Rahîm isimleri “rahmet” kökünden türetilmiştir. Her ikisi de mübalağa ifâde eder. Ancak Rahmân isminin mübalağası daha fazladır. Rahmân ismi daha genel, Rahîm ismi ise daha özeldir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmakladır:

“Hamd, âlemlerin Rabbi Allâh’a mahsustur. (O) Rahmân ve Rahîm’dir.” [Fâtiha: 1/2-3]

Rahmân ismi, esirgeyen, bağışlayan, şefkat ve merhametinin eserleriyle bütün kâinatı dolduran, dünyâda mü’min, kâfir ayırmadan bütün mahlûkatına sayısız nimetler veren, hayır ve rahmet irâde buyuran, hayatları için lüzumlu olan bütün rızıkları onlara veren, gerçek nimet veren ve rahmette son sınıra ulaşan demektir. Bu sebeble rahmân ismi, Allâh’tan başkasına verilemez. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmakladır:

“De ki: İster Allâh diye çağırın ister Rahmân diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O’nundur.” [İsrâ: 17/110]

Rahmân ismi, Allâh’u Teâlâ’nın hem ismi hem de sıfatıdır. Sıfat olması itibariyle Allâh Azze ve Celle’nin ismine tâbi olarak zikredilir. İsim olması itibariyle Kur’ân-ı Kerîm’de başka bir isme tâbi olmadan özel bir isim olarak da var olmuştur. Ancak bu isim sadece Allâh’a has özel isimlerden olduğu için başka bir isme bağlı olarak değil; başlı başına zikredilmesi daha uygundur.

Rahîm ismi ise, esirgeyen, bağışlayan, şefkat ve merhamet eden, bütün nimet ve ihsanlar af ve rahmet, şefkat ve merhamet kendi eseri olan zâtı ifâde etmekle birlikte âhirette yalnız mü’minlere sonsuz nimetler ihsan edecek olan demektir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmakladır:

“O (Allâh), mü’minlere çok rahîmdir.” [Ahzâb: 33/43]

Rahmân ve Rahîm isimlerinin bir arada zikredilmesi, yukarıda zikredilen anlamlardan daha güzel bir başka anlamın ortaya çıkmasını sağlar. Rahmân ismi, Allâh’u Teâlâ’nın varlığı ile kâim olan sıfata; Rahîm ise, merhamet edilenle ilgili sıfata delalet eder. Buna göre birincisi vasıf için, ikincisi de fiiller için kullanılmaktadır. Birincisi merhametin Allâh’ın bir vasfı ve niteliği olduğunu; ikincisi de bu merhamet vasfı ile kullarına merhamet ettiğini gösterir. Yukarıdaki âyette bunu ifâde eder. Zîrâ Kur’ân’da hiçbir âyette “O, mü’minlere çok Rahmân’dır” diye geçmemiştir.

O halde Rahmân ve Rahîm sıfatlarını bir arada zikretmenin faydası, Allâh’ın özel ve genel merhametinden ve bu dünyâdaki ve âhiretteki merhametinden yararlanmaktır.

Öyleyse kul, Allâh’ı çok sevmeli, hayatının hiçbir döneminde günahlarından ya da sıkıntılarından sebeble ümitsizliğe kapılmamalı, her dâim Allâh’tan ümitvar olmalıdır. Allâh’ın rahmetine güvenerek önce kendi nefsini ve sonra yakınlarından başlayarak insânları Cehennem ateşinden kurtarmaya ve Cenneti kazandırmaya çalışmalıdır. Bunun da ancak Allâh’ın emir ve yasaklarına uymakla, sınırlarını korumakla ve râzı olacağı amelleri işlemekle gerçekleşeceğinin bilincinde olmalıdır.   

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz