«
  1. Anasayfa
  2. Akide
  3. Esmâul Hüsnâ’ya Giriş | El-Esmâul Hüsnâ (1)

Esmâul Hüsnâ’ya Giriş | El-Esmâul Hüsnâ (1)

makaleler6

EL-ESMÂUL HÜSNÂ’YA GİRİŞ 

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle… Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür… Bundan sonra:

El-Esmâu’l-Hüsnâ, Arapça “الأسماء el-Esmâ” ve “الحسنى el-Husnâ” kelimelerinden oluşur. Esmâ, “isim” kelimesinin çoğuludur ve “isimler” anlamındadır. Husnâ kelimesi ise “en güzel” anlamında ism-i tafdîldir. Dolayısıyla bu terkip “En Güzel İsimler” anlamına gelir. En güzel isimler hiç şüphesiz Rabbimize âittir. Lafzen ve mânen tüm güzellikleri, yüce ve erişilmez anlamları kuşatan bu isimler, Rabbimiz Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın kendi mukaddes zâtı için seçip râzı olduğu isimlerdir. Onlarla biz kullarına kendi zâtını ve sıfatlarını tanıtmış ve onlarla kendisine ibâdet edilmesini istemiştir.

“En güzel isimler Allâh’ındır. O halde O’na o güzel isimleriyle duâ edin.” [Arâf: 7/180]

“Allâh, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.” [Tâhâ: 20/8]

Allâh’u Teâlâ’nın isim ve sıfatlarını bilmek ilimlerin en şereflisi ve en büyüğüdür. Kendisinden başka hak ilâh bulunmayan âlemlerin Rabbi, göklerin ve yerin Kayyûm’u, açık bir şekilde Melik ve Hak olan, bütün kemâl sıfatlarla vasıflanmış, tüm ayıplardan ve noksanlardan münezzeh olan ve her türlü temsil ve teşbihlerden mükemmel bir şekilde beri olan Allâh’ın isim ve sıfatlarını bilmek ilimlerin en faziletlisi ve yücesidir. Zîrâ bir ilmin şerefi konusunun şerefine, varlığının delîllerine ve bilinmesine olan ihtiyacın şiddetine ve kendisiyle sağlanan faydanın büyüklüğüne tâbidir. Bu sebeble Allâh Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem ümmetini Allâh’ın isimlerini öğrenmeye teşvik etmiştir. Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Allâh’u Teâlâ’nın yüzden bir eksik doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları sayarsa Cennete girer.” [Buhârî (7392); Müslim (2677)]

Hadîste geçen saymaktan maksat, Allâh’ın isimlerini bilmek, bunlara inanmak ve bu doğrultuda yaşamaktır. Yoksa bir kâfir de Allâh’ın isimlerini sayabilir. Öyleyse Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in haber verdiği üzere, Allâh’ın isimlerini öğrenmek, onlara îmân ederek gereğince yaşamak Cenneti kazanmaya vesîledir.

Ayrıca hadîste “Allâh’ın doksan dokuz ismi vardır” denilerek isimlerin sayıları sınırlandırılmış değildir. Ehl-i Sünnet’e göre, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın isim ve sıfatları herhangi bir şekilde sınırlandırılamaz. Burada Allâh’ın doksan dokuz ismini sayanın Cennete gireceği vurgulanmıştır. Yani buradaki amaç sayı vermek değil, bunları sayanın Cennete gireceğini müjdelemektir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın isim ve sıfatlarından bizim bildiğimiz, ancak O’nun bildirdiği kadardır. İbn Mesûd radîyallâhu anh’dan rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Ya Rabbi! Senin bütün isimlerinle, senin isimlendirdi­ğin ya da Kitâbında indirmiş olduğun veyahut mahlûkatından birine öğrettiğin ya da yanındaki gayb ilminde bunu sak­ladığın isimlerle sadece senden istiyorum.” [Ahmed (3712); İbn Hibbân (972)]

Allâh’u Teâlâ’nın isim ve sıfatlarını bilmenin yolu Kur’ân ve Sünnet’tir. Allâh’ın isim ve sıfatlarına Kur’ân ve Sünnet nasları dışında herhangi bir şey ilâve edilemediği gibi, Kur’ân ve Sünnet’in bildirdiğinden başka bir anlam da verilemez.

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz