«
  1. Anasayfa
  2. Ahlak Hadisleri
  3. حُسْنُ الْخُلُقِ هُوَ الْبِرُّ İyilik Güzel Ahlaktır

حُسْنُ الْخُلُقِ هُوَ الْبِرُّ İyilik Güzel Ahlaktır

Print

AHLÂK HADÎSLERİYLE SÜNNET YOLU

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle… 

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür… 

Bundan sonra:

حُسْنُ الْخُلُقِ هُوَ الْبِرُّ İyilik Güzel Ahlaktır

عَنِ النَّوَّاسِ بْنِ سَمْعَانَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الْبِرِّ وَالْإِثْمِ فَقَالَ: «الْبِرُّ حُسْنُ الْخُلُقِ، وَالْإِثْمُ مَا حَاكَ فِي صَدْرِكَ، وَكَرِهْتَ أَنْ يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ». [مسلم، 2553]

2. Nevvâs bin Sem’ân radîyallâhu anh şöyle demiştir: Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e iyilik (birr) ve günah (ism) hakkında sordum. Şöyle buyurdu: “İyilik, güzel ahlâktır. Günah ise göğsünü daraltan (içine sinmeyen) ve insânların bilmesini istemediğin şeydir.” [Müslim, 2553]

Kavramlar ve Tanımlar

الْبِرُّ: Kelime anlamı genişlik ve çokluktur. Dini bir terim olarak; Allâh’ın rızâsına ulaştıran, kalbe huzur veren her türlü hayır, iyilik, itaat ve sâlih amellerin tamâmını kapsayan çatı bir kavramdır.

حُسْنُ الْخُلُقِ (Güzel Ahlâk): İnsânın nefsiyle mücâdele ederek; güler yüzlü olması, iyiliği yayması, başkalarına eziyet vermekten kaçınması ve insânlara karşı tahammüllü olmasıdır.

الْإِثْمُ (Günah): İnsânı sevâbtan alıkoyan, cezâyı hak ettiren ve vicdanı rahatsız eden fiil.

مَا حَاكَ فِي صَدْرِكَ: Göğsünde (kalbinde) hareket eden, tereddüt oluşturan, durulmayan, şüphe ve huzursuzluk veren şey demektir.

يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ: İnsânların o fiili görmesi, öğrenmesi ve vakıf olması. Buradaki “insânlar”dan kasıt, aklı başında ve dîndar olan, kınaması dikkate alınacak sâlih kimselerdir.

Açıklama  

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, bu hadîste dînin ve ahlakın en temel iki zıt kutbunu (iyilik ve günahı) harika bir şekilde tanımlamıştır. “İyilik (birr) güzel ahlaktır” buyurarak, iyiliği tek bir maddeye indirgememiş, aksine güzel ahlâkı o kadar yüceltmiştir ki, iyiliğin tüm şûbelerini (namaz, zekat, sıla-i rahim, doğruluk vb.) güzel ahlak içine almıştır. Yani güzel ahlâk, dînin sadece bir cüzü değil, adeta tamâmıdır.

Günah tarifinde ise zâhiri bir fıkıh kuralından ziyâde, mü’minin iç dünyâsına, vicdan mekanizmasına işâret etmiştir. Birileri tarafından fetvâ verilse bile, sâlim bir kalbin ve bozulmamış bir fıtratın “günah” karşısında duyduğu huzursuzluk ve bu fiilin başkaları tarafından duyulmasından duyulan utanç (haya), o fiilin günah olduğunun en büyük delîlidir.

Hüküm, Hikmet ve Kâideler

1. Ahlâkın Kapsayıcılığı: İyilik (Birr) kavramının güzel ahlakla açıklanması, İslâm’da ibadetlerin ve muamelatın nihâi hedefinin ahlâkî olgunluk olduğunu gösterir. Güzel ahlak olmadan hakîki mânâda birr elde edilemez.

2. Vicdanın Hakemliği: İslâm, kişiye sadece zâhiri kurallar koymaz, ona bir vicdan bekçisi de tayin eder. Kalbin huzursuz olması ve tereddüt etmesi, o işin şüpheli veya haram olduğunun işâretidir.

3. Haya Ölçüsü: Bir fiilin günah olup olmadığını anlamanın pratik yollarından biri de “Bunu saygın insânlar görse utanır mıyım?” sorusudur. Gizleme isteği, genellikle o fiilin çirkinliğinden kaynaklanır.

4. Fıtratın Korunması Şartı: Kalbin fetvâ verebilmesi için fıtratın bozulmamış olması gerekir. Günah işleye işleye kalbi kararmış veya utanma duygusunu yitirmiş kimselerin kalbi tereddüt için ölçü olamaz.

5. İyiliğin Huzuru, Günahın Huzursuzluğu İlkesi: İyilik (itaat ve sâlih amel) kalbe sükûnet ve genişlik verirken; kötülük (günah) kalbe darlık, sıkıntı ve şüphe verir.

6. Mü’minin Feraseti: Mü’min, şüpheli durumlarda kalbine danışan kimsedir. Hadîs, mü’minin kalbinin hak ile bâtılı ayırt etme yeteneğine (nûruna) işâret eder.

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz