«
  1. Anasayfa
  2. Akide
  3. Ey Bana Akîdemi Soran Kişi | Akîde Beyânı

Ey Bana Akîdemi Soran Kişi | Akîde Beyânı

ey_bana_akidemi_soran

EY BANA AKÎDEMİ SORAN KİŞİ

 

Mukaddime

Söze ismi ile başladığım Allâh, rahmân ve rahîm olandır,

Hamd ve senâ, mahlukâtı yaratan ve yaşatan Allâh’adır,

***

Salât ve selâm son Rasûle,  onun  âline  ve  ashâbınadır,

Yardım ve başarı, izzet ve şeref,  Rabbimiz  Allâh’tandır,

***

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Necat kapısı olan Ehl-i Sünnet itikâdı, benim inancımdır,

***

Sözlerim  ve  yolum  sâlih selefe ihsân ilkesince bağlıdır,

Bil ki! Tüm bid’âtlar ve câhiliye örfü ayağımın altındadır,

***

Akîdemin Kaynağı

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Akîdemin kaynağı, Kur’ân ve  Sünnet, sonra da icmâdır,

***

Bunlar, akledenler  için hüccet ve hidâyet kaynaklarıdır,

Söyle  bana,  haktan  sonra  sapıklıktan başka ne vardır?

***

Kur’ân ve Sünnet’in mânâsı ancak  selefin anlayışıyladır,

Dînin aslında ve füruunda adımlarım onların ardı sıradır,

***

Akîdemin Esâsı Tevhîd

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Allâh’ı, emrettiği üzere tevhîd etmek akîdemin esâsıdır,

***

Tevhîd,  Allâh’u Teâlâ’yı birlemektir, tek ve bir kılmaktır,

Rab ve ilâh  olarak  ihlâs  üzere sadece O’nu tanımaktır,

***

Îmân ettiğim Allâh, evvel  ve  âhirdir,  zâhir  ve  bâtındır,

Bil ki!  Yarattığı  şeylerden  müstağni  bir  ve tek olandır,

***

Eşi  ve  benzeri olmamış, doğmamış ve doğrulmamıştır,

Her şeyi  duyan ve  bilen,  gören ve kâdir olan tek zâttır,

***

Tevhîdin Kısımları

Tevhîd, selefimiz indinde  sebr ve taksim ile üç kısımdır,

Rubûbiyyet, ulûhiyyet,  isim  ve  sıfat  onun  kısımlarıdır,

***

Rubûbiyyet Tevhîdi

Rubûbiyyet,  Rahmân’ı tüm fiillerinde birlemenin adıdır,

Yaratmak, yaşatmak ve yönetmek Onun rablığındandır,

***

Terbiye etmek,  rızık vermek ve hüküm  O’nun hakkıdır,

Tüm  mahlûkat  Rabbe  dönücü  âciz ve fâni varlıklardır,

***

Ulûhiyyet Tevhîdi

Ulûhiyyet,  kulun  fiillerinde  Allâh’ı  birlemesinin  adıdır,

İbâdetlerin  bir  olan  ilâha; sadece Allâh’a  yapılmasıdır,

***

İlâhımızdan  başka  ibâdet  olunanlar,  sahte  ve bâtıldır,

Her  biri  hak  ma’bûda  muhtaç ve her  dâim bağımlıdır,

***

İsim ve Sıfat Tevhîdi

İsim  ve  sıfat tevhîdi, bildirilen isim ve sıfatlara îmândır,

En  güzel  isimler  ve  en kâmil sıfatlar bir tek Allâh’ındır,

***

İsim,  Rabbimizin  Kur’ân  ve Sünnet’te adlandırıldığıdır,

En güzel isimler  eksikliği ve acizliği olmayan Allâh’ındır,

***

Sıfat,  Allâh’ın   Kur’ân  ve  Sünnet’te  sıfatlandırıldığıdır,

En  yüce  sıfatlar  hâkimiyyet  sâhibi bir ve hak  ilâhındır,

***

Kur’ân ve Sünnet,  isim ve sıfatları bilmenin  kaynağıdır,

Selefin icmâı ile bunda aklın bir payı  bulunmamaktadır,

***

İsim ve sıfat  meseleleri teslimiyet ve imtihanın alanıdır,

Onlara îmân geldikleri gibi inanıp keyfiyet sormadandır,

***

Yed ve vech, istivâ ve nüzul Rabbimizin sıfatlarındandır,

Bunları  ve benzer sıfatları tevîl  eden haktan ayrılandır,

***

Kur’ân’a Îmân

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Kur’ân;  mütevatir,  muhkem  ve  muciz Allâh kelâmıdır,

***

Mahlûk değildir O’ndan başlamış O’na dönecek olandır,

Bu  konuda  söze dalan,  selefin  sakındırdığı bid’atcıdır,

***

Kur’ân ile hükmetmek, nüzulü  ile tüm insanlığa farzdır,

Ondan  yüz  çevirmek  küfrün,  zulmün ve fıskın ilânıdır,

***

İmân ve Rükünleri

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Duâmız;  Rabbimizin  bizi  yanına îmân  üzere  almasıdır,

***

Îmân, Nebî’mizin  getirdiklerine  tastamâm  inanmaktır,

Kalb, söz ve tüm  âzâlarla bize indirilene sâdık olmaktır,

***

Onun  rükünleri  malum olduğu üzere altı temel esastır,

Îmân, bu esaslarla  Rabbimize kördüğüm bağlanmaktır,

***

Kadere inanmak,  îmânın aslî rüknü ve tevhîd nizâmıdır,

Bil ki! Hak üzere ona inanmayan büyük bir sapıklıktadır,

***

Kabir azâbı  ve sorgusu, bâs, haşr, mizân ve sırât haktır,

Cennet  ve  Cehennem  ebedî  kalmak  için yaratılmıştır,

***

İslâm ve Rükünleri

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Emrolunduğumuz  dînin  zâhiri İslâm, îmân ise bâtınıdır,

***

İslâm,  tevhîd ile Allâh’a emrince teslim olmak olmaktır,

İbâdet ile boyun eğmek,  şirk ve ehlinden beri olmaktır,

***

Onun rükünleri malum olduğu üzere  beş temel esastır,

İslâm  bu esaslarla  Rabbimize kördüğüm bağlanmaktır,

***

İslâm  ve  îmân  ayrı  kullanımlarda  birleşen mânâlardır,

Bir  kullanıldıklarında  ise kast olunan kendi mânâlarıdır,

***

Kader

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Şüphesiz ki kader,  Allâh’ın kullarından sakladığı sırrıdır,

***

Allâh onu,  ezelî  ilmi  ile  takdir  ederek  levhe yazmıştır,

Zamanı  geldiğinde  meşietiyle yaratmış ve yaratacaktır,

***

Kaderi  inkâr  etmek  ve küçümsemek dînden çıkmaktır,

Allâh’a  cehâlet  isnâdı  hiç  şüphesiz ki  küfre dalmaktır,

***

Kullar,  hür  irâde  ve amelleriyle mükellef kılınmışlardır,

Hiçbiri ne  küfre, ne  de  îmâna  asla  zorlanmamışlardır,

***

Allâh, mü’minlere merhameti ile yardımını ulaştırmıştır,

Kâfirlere adâletiyle  hükmetmiş,  nefislerine bırakmıştır,

***

Allâh’u Teâlâ,  kulları  ve  onların  fiillerini de yaratandır,

Küfür ve  masiyeti  yasaklamış,  îmân ve itaatten râzıdır,

***

Rızık ve Ecel

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Rızık ancak kulların yiyip tükettiği, giyip kullandıklarıdır,

***

Rızık ne artar  ne  de eksilir,  zerre  miktarı  bile yazılıdır,

Helâl  olan  şeyler rızık  olduğu  gibi,  haram  da  aynıdır,

***

Ancak  Allâh,  helâl  olarak  edinilenden  rızıktan  râzıdır,

O, rızka kefilken harama dalmak şeytân aldatmacasıdır,

***

Ecel  bellidir,  ne öne  alınmış, ne de geriye bırakılmıştır,

İnsân  rızkı  bittiğinde, ancak  eceli ile ölümü tadacaktır,

***

Tâğûtu Reddetmek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Tâğûtu  reddetmeden muvahhîdlik iddiası ancak zandır,

***

Tâğût, Allâh’u Teâlâ dışında kendisine ibâdet olunandır,

Ancak bunun  şartı,  kendisine  ibâdetten râzı olmasıdır,

***

Buğzum  ve  düşmanlığım,  tâğûtlara  ve de kullarınadır,

Onları tekfîr, atam İbrâhîm’in yolu olup,  îmânımdandır,

***

Tâğûtun Velâyetini Reddetmek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Velâyeti mutlak olarak Allâh’a vermek bil ki îmândandır,

***

Velî, senin adına sana sormadan iş yapan,  karar alandır,

Müslümanların  tek velîsi teslim oldukları Rab Teâlâ’dır,

***

Onlar ki, kanun ve nizamlarda bir tek şerîata uyanlardır,

Rablerinin izniyle,  karanlıklardan  aydınlığa  çıkanlardır,

***

Tâğûta ve kâfirlere velâyet vermek İslâm’dan çıkmaktır,

Onlara  uymak  ve yollarına girmek ne büyük sapıklıktır,

***

Aydınlıktan  kör karanlıklara dalanlar tâğûtun kullarıdır,

Beşerî sistemlere  velâyet  verenler,  bil  ki  onlardandır,

***

Onları  benimseyen  ve destekleyenler ateşin ashâbıdır,

Onlar bunu  ancak  kabre  girdiklerinde anlayacaklardır,

***

Tâğûtun Muhâkemesini Reddetmek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Tâğûta  muhâkeme  olmak, hiç şüphesiz ki ona îmândır,

***

Bu hüküm, Kur’ân, Sünnet ve icmâ ile sâbit ve apaçıktır,

İlleti, büyük ya da küçük olsun ihtilafı tâğûta taşımaktır,

***

Bu itibarla ondan  hüküm istemek, kalbi küfre açmaktır,

Bil ki! Buna  engel  olan  muteber mânî, sadece  ikrâhtır,

***

Kişinin  talepsizce kendisinden haber vermesi ruhsattır,

Bunu yapan Müslümanı tekfîr etmek şüphesiz aşırılıktır,

***

Tâğûtun Savunuculuğunu Reddetmek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Kişinin  hükmü, savunduğu  ideoloji ile şüphesiz aynıdır,

***

Tâğûtun savunuculuğunu yapmak, İslâm’dan çıkmaktır,

Bu hükmün illeti, İslâm’a  karşı küfrün safında  olmaktır,

***

Bunun el,  dil,  mal,  can,  yazı, vaaz ile olması farksızdır,

Bil ki! Onlar için bilgi ve mühimmat sağlamak da aynıdır,

***

Tâğûtun İtaatini Reddetmek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Rahmeti ilâhî ile tâğûttan  ictinâb edenler kurtuluştadır,

***

Tâğûta  itaati  ve  ona  yardımı  vâcib görmek sapıklıktır,

Küfür  olan  fiillerde  itaat  etmek,  İslâm’dan  çıkmaktır,

***

Masiyet olan fiillerde itaat etmek, masiyet ve haramdır,

Mutlak  itaat ve kayıtsız teslimiyetimiz ancak Allâh’adır,

***

Hâkimiyyet

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Hâkimiyyet, kayıtsız  ve şartsız olarak bir tek Allâh’ındır,

***

Hâkimiyyet, hüküm ve egemenlikte tek yetkili olmaktır,

Tüm  otorite  sâhiblerini yetkisiz ve de âciz  bırakmaktır,

***

Kulları  kim  yarattı ise, hüküm  koymak O’nun  hakkıdır,

Yaratmaya  kâdir  Allâh’tan  başka  rab ve ilâh var mıdır?

***

Haram,  Allâh’ın  hikmeti  ile kullarına yasak kıldıklarıdır,

Helâl  ise merhametiyle kullarına serbest bıraktıklarıdır,

***

Bil ki!  Bunları değiştirmeye kalkışmak dînden çıkmaktır,

Böylelerini seçerek velî edinmek şeksiz küfre dalmaktır,

***

Hilâfet

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Hilâfet, Rasûlullâh’tan  sonra  işlerin  idâre  olunmasıdır,

***

İnsânlara  ancak  şerîat  ile hükmedilmesi bunda esastır,

Zîrâ şerîattan ayrılmak ne hilâfet, ne de Müslümanlıktır,

***

Raşit hâlifelerimiz Ebû  Bekîr Sıddık,  Ömer,  Osmân’dır,

Hasen ve Hüseyin’in  babası  olan Alî onlardan sonradır,

***

Onları  sevmek  ve  hayırla  anmak  ehl-i  sünnet  şiârıdır,

Her  biri  ümmetin  tarihe  geçen  en  parlak  yıldızlardır,

***

Sahâbe

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Sahâbe, Rasûlullâh’ı  îmân üzere görüp öylece kalandır,

***

Onlar tüm işlerinde emîn olan yüksek ahlâklı şahıslardır,

İslâm’ın  taşıyıcı kolonları, sâlih selefî ve en hayırlılarıdır,

***

Allâh’u Teâlâ’nın dünyâ ve âhiret seçip râzı olduklarıdır,

Onlara söven fâsık, tekfîr  eden  kâfir-i lâin bir taşkındır,

***

Cehâlet

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Kur’ân ve Sünnet’ten sonra  câhil olmak ne büyük ardır,

***

Cehâlet,  ya  kişinin  büsbütün olarak bilgisiz kalmasıdır,

Ya da hakikate, olduğu halden farklı olarak inanmasıdır,

***

Kişi için cehâlet, işlediği  şirke  asla mazeret olmamıştır,

Zîrâ  misak,  fıtrat, akıl ve risâlet bahaneleri kaldırmıştır,

***

Cehâlet  dînimizde  yerilmiş  ve  ondan   sakındırılmıştır,

Bil ki!  Câhilin ilacı sorup öğrenmek, okuyup anlamaktır,

***

Def  imkânı  ile  cehâlet,  dînden  yüz  çevirmenin adıdır,

İlme  sarılmak  kadın  ve  erkek  her  Müslümana farzdır,

***

Tekfîr

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Müslüman  ile  kâfiri  ayıran tekfîr,  İslâm’ın  aslındandır,

***

Tekfîr,  küfrün fâili için dînden çıktı hükmüne varmaktır,

İşte bu,  atam İbrâhîm’e ve beraberindekilere uymaktır,

***

Ancak bil ki! Tekfîrin şartları, mânîleri ve kuralları vardır,

Sor  ve  öğren  onları!  İlim  ehli  bunlardan haberdardır,

***

Açık olan  meselelerde  küfre  düşen  bundan istisnâdır,

Böylesinin  küfür  fiili  ile  kâfir  olarak  bilinmesi  farzdır,

***

Kapalı  olan  meselelerde  hüccet-i ikâme etmek farzdır,

İhtilaflı olan meselelerde ise tekfîri terk etmek lazımdır,

***

Unutma  ki  îmân, küfre ve şirke her dâim ağır basandır,

Yol bulunduğu sürece İslâm’a hükmetmek esâs olandır,

***

Hüccetin sübutu, Kur’ân’ın kullara ulaşmış olmasıyladır,

Hüccette fehim  ve  âlim  kişinin  yapması  şartı  bâtıldır,

***

Îmân

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Bil ki!  Îmân;  tasdik,  ikrâr ve ameldir, bu üçüyle tâmdır,

***

Tasdîk kalbin, ikrâr dilin, amel ise organların mecrâsıdır,

Bunlardan  birinin  eksikliğinde îmân, ancak bir iddiadır,

***

Îmânın  taatlere  artması,  masiyetlerle eksilmesi haktır,

Nasları  tevîl  ederek  bunu  inkâr eden yoldan çıkmıştır,

***

İşte bunlar,  bizim sâlih selefimizin icmâ ettiği  asıllardır,

Bundan  başka  sözlere dalanlar, bil ki ancak sapıklardır,

***

Büyük Günah Ehli

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

İşlenen günah  küfre  varmadıkça  sâhibi  Müslümandır,

***

Günahkârların  durumu  Rabbimizin  hükmüne  bağlıdır,

Onlar için  azâb  veya  affedilmek  el-Âdil’in  kararıyladır,

***

Tevbe edenler için  Rabbimiz  şüphesiz ki bağışlayandır,

Sakın unutma! Tevbeyi  geciktirmeden  yapmak farzdır,

***

Velâ ve Bera

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Allâh için sevmek ve Allâh için buğzetmek İslâm’dandır,

***

Müslümanları  kardeş  bilerek sevmek bizim şiârımızdır,

Kâfirlere buğuz ederek  teberri  etmek îmânımızdandır,

***

Ancak  Müslümanlar  birbirlerinin  kardeşi  ve sırdaşıdır,

Bil ki! Kâfirlerin milleti bir, akîdeleri ise şüphesiz bâtıldır, 

***

İyilik, İslâm’a ve Müslümanlara düşman olmayanlaradır,     

Unutma ki onlara karşı adâlet ve güzel muâmele vardır,

***

Şefaat

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Şefâat haktır, onu inkâr eden ancak  sapıklığa  dalandır,

***

O ki,  izinli  olanların  izin  verilenlere  mağfiret  duâsıdır,

Naslar  ile  sâbit olduğu üzere şefâatin tümü Allâh’ındır,

***

Bil ki! Allâh’a  âit olanı kullara vermek dînden çıkmaktır,

Şefâati  kabul  ile  yerli yerine koymak hak ehli olmaktır,

***

Şefâati  ancak  Allâh’tan  istemek  tevhîd itikadındandır,

Allâh’tan ister gibi kullardan istemek, şirkin aslındandır,

***

Sözün ihtilafa girdiği yerde susmak avam için sığınaktır,

Müslümanları haksız yere tekfîr etmek aslen  sapıklıktır, 

***

Allâh’tan Başkasından Yardım İstemek

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Duâ etmek,  yardım istemek  ve sığınmak  bir Allâh’adır,

***

Kabirlerden, velîlerden ve  gâibten istemek faydasızdır,

Bil ki! Bunlardan  Allâh’tan  ister  gibi istemek irtidaddır,

***

Câhillerin aldandıkları şüpheler kovulmuş şeytândandır,

Rubûbiyyet  ve  ulûhiyyet  sıfatlarının  tümü, Allâh’ındır,

***

Küfür Olan Bazı Ameller

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Küfür,  îmânın;  şirk emrolunduğumuz tevhîdin zıddıdır,

***

Beşerî sistemler, Cehennemin en büyük dâvet kapısıdır,

Ondan  sakınanlar  ise  Allâh’ın  korumasında olanlardır,

***

İslâm ile yönetmeyecek olanları  seçmek küfrün ilânıdır,

Dikkat et!  Ehven-i  şer  diyenler,  sistemin  belâmlarıdır,

***

Beşerî  sistemlerden hüküm istemek tevhîdi bozmaktır,

Allâh’a  ve  âhiret  gününe  îmânda  zan sâhibi olmaktır,

***

Müslümanlara  karşı  onların  safında  olmak da  aynıdır,

Dünyâya kanıp, ebedî  olanı  satmak  fâsıkların  zaafıdır,

***

Müslümanlar  aleyhine  bilgi  sağlayanlar  münâfıklardır,

Onlar  ki  küfrü  îmâna tercih eden nefislerinin kullarıdır,

***

İslâm ile alay  etmek  azgın  kâfirlerin  yaptıklarındandır,

Onların  cezâsı  ise  dünyâ ve âhiret azâbı yaşamalarıdır,

***

Bil ki!  Sapkın tarikatlar,  İblisin bize  en büyük tuzağıdır,

Ondan  sakınanlar  ise  Allâh’ın  korumasında olanlardır,

***

Gaybı bilmek ve hidâyet  etmek  ancak Allâh’ın hakkıdır,

Bu  hakkı  kullardan  bir  kula  vermek  küfür ve ilhaddır,

***

Ölüm  gelinceye  kadar  Allâh’a  ibâdet  her kula farzdır,

Evliyalardan teklifin kalkma iddiası küfür itikadındandır,

***

Sevk ve idâre,  zenginlik  ve bereket ancak Allâh’tandır,

Fayda ve zarar, ölüm ve hayat, rızık ve sağlık da aynıdır,

***

Kulların  bunlarda hiçbir payı yoktur, O, el-Kâdir olandır,

Allâh’ın  kudretinde  olanı  kullardan  istemek irtidaddır,

***

Günahları bağışlayan ancak Allâh’tır, O ki et-Tevvâb’dır,

O’ndan başkasına tevbe etmek ve af dilemek irtidaddır,

***

Câhilleri  işledikleri  şirk ile mazeretli görmek sapıklıktır,

Onları  tekfîr  eden  nasları  tekzip  ile  dînden çıkmaktır,

***

Bil ki!  Küfrü açık ve sâbit olanı tekfîr etmek hak olandır,

Bundan  yüz çeviren kişi, câhil de olsa ebedî ziyandadır,

***

Âlim  ya da  câhil  olsun, küfür ehli ebedîyyen azâbtadır,

Allâh’tan çokça korkmak ve güzel son istemek lazımdır,

***

İkrâh

Küfür  ve  şirk olan amellerin tek mazereti bil ki ikrâhtır,

İkrâhsız küfrün fâili olan İslâm’ın korumasından uzaktır,

***

İkrâh  hâlinde  de  Müslümanlara zarar vermek yasaktır,

Onların  hayatları  ebedî olarak teminat altına alınmıştır,

***

İkrâh, istitaate göre derecesi değişebilen bir kavramdır,

Sor ve öğren!  Âlimler  bunun tafsilatından haberdardır,

***

Canı  ve  uzvu  ile tehdit olunan ittifakla ikrâh altındadır,

Râcih  görüşte,  mal ve hapis ile ikrâh olunan da aynıdır,

***

Küfre Rıza

Ey bana akîdemi soran  kişi,  iyi dinle,  bu açık  beyândır,

Küfrün mabedleri; tüm câhiliye meclisleri ve okullarıdır,

***

Küfür işlenen yerde bulunmak nefsi  tehlikeye atmaktır,

Sahîh olan el ile sonra dil ile küfrü ve şirki zelîl kılmaktır,

***

Buna  gücü yetmeyene farz olan oradan uzaklaşmaktır,

Bil  ki!  İhtiyar  ile  orada  bulunmak  küfre  râzı olmaktır,

***

İmâmet

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Müslümanların kendilerine  bir imâm  seçmeleri farzdır,

***

Ona itaat, emri  hoşa gitsin yahut gitmesin şerîattandır,

el-Hâlık’a  isyân  olmadıkça  itaatten ayrılmak haramdır,

***

Şerîat ile  hükmedeni yalnız bırakmak büyük vefâszıktır,

Böylesine kıyâmet  gününde  bir  sancak  bağlanacaktır,

***

Hâinler  her hâlükârda münafıklıklarına ağlayacaklardır,

Sâdıklar ise elbette Arş’ın gölgesinde  ağırlanacaklardır,

***

Cihad ve Recm

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Cihâd ve recm, kıyâmete kadar bâki muhkem iki farzdır,

***

Bil ki! Bunları dînden saymamak küfür inanışlarındandır,

Bunlar için  nesh  iddiası şeytânın aldatmacalarındandır,

***

İttibâ ve Taklid

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

Kur’ân ve Sünnet’e ittibâ etmek İslâm’ın asıllarındandır,

***

Mutlak ve muayyen bağlanılması farz olan ancak nastır,

Unutma ki! Hatadan  korunan  tek  insân  Rasûlullâh’tır,

***

Taassup  etmeden  mezhepli olmak elbet sahîh olandır,

İfrat ve  tefritten  uzak  olanlar  ilim  ehlinin  yolundadır,

***

İlim  isteyenler,  muvahhîd  ve  sâlih bir hoca bulmalıdır,

Onun  gözetiminde ve terbiyesinde diz kırıp okumalıdır,

***

Âlet  ve  âli  ilimleri  okumayanlar  asla  konuşmamalıdır,

İlimsiz  kişiler  hüküm vermekten ölümüne sakınmalıdır,

***

Hâtime

Ey  bana akîdemi  soran kişi!  İyi dinle,  bu açık beyândır,

İşte bunlar,  benim  akîdem  ve  bağlandığım  esaslardır,

***

Her birinin Kur’ân ve Sünnet’ten  delîli açık ve aşikârdır,

Bilmiyorsan  sor  ve  öğren onları, tahkik kullara farzdır, 

***

Bunlara yapışarak  Rahmân’a  kavuşmak  bil  ki necattır,

Yüz çevirip değersiz sözlere dalmak büyük pişmanlıktır,

***

Rabbimden  isteğim  beni  yanına îmân üzere almasıdır,

İlim  ve  dâvet,  amel  ve  ihlâs  yolundan ayırmamasıdır,

***

Sözlerimin  ve davâmın sonu, Allâh’u Teâlâ’ya hamddır,

Salât  ve selâm, Rasûlullâh’a, âline ve onun ashâbınadır, 

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

 

 

 

Bir Cevap Yaz