«
  1. Anasayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Faizli Kurumda Leasing İşleminin Hükmü

Faizli Kurumda Leasing İşleminin Hükmü

sr_cblr2

FÂİZLİ SİSTEM ÜZERİNDEN LEASİNG
(FİNANSAL KİRALAMA)
İŞLEMİNİN FIKHÎ HÜKMÜ

Soru: Fâiz sistemi üzere çalışan kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilen, bir malın (ev, araç vb.) belirli bir süre kiralanıp, kira süresi sonunda mülkiyetinin kiracıya geçtiği “kiralama yoluyla sâhiblenme” işleminin (الإجارة المنتهية بالتمليك) hükmü nedir?

Hamd ve hüküm yalnızca Allah Teâlâ’ya mahsûstur. Salât ve selâm Muhammed aleyhisselâm’a, onun âline ve ashâbına olsun.

• Konunun Tanımı ve Kapsamı:

Söz konusu işlem, çağdaş İslâm hukuk literatüründe “el-İcâre el-Muntehiyetu bi’t-Temlîk” (mülkiyetle sonuçlanan kira) adıyla bilinir. Bu işlemde, bir kurum malı satın alır, belirli bir süre kiralar ve kira süresi bitiminde mülkiyet kiracıya devredilir.

Ancak bu tür işlemin fâizli bankalar veya ribevî finans kurumları üzerinden yapılması, mahiyet itibariyle câiz değildir. Çünkü bu kurumlar, sermaye ve kazanç yapısını fâiz esasına dayandırmakta; işlem şeklen kira görünse de mânen ribâya dönüşmektedir.

• Hükmün Delîlleri:

Bu hükmün temeli, Kur’ân’ın alışveriş ile fâizi açık biçimde birbirinden ayıran şu beyânına dayanır:

﴿وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا﴾

“Allâh alışverişi helâl, ribâyı (faizi) haram kılmıştır.” [Bakara: 2/275]

Bu âyet, meşrû ticaret (bey‘) ile haram kazanç (ribâ) arasındaki farkı kesin biçimde ortaya koymuştur. Fâizli kurumlar aracılığıyla yapılan leasing işlemleri, görünüşte bir kira akdi gibi sunulsa da özünde fâizli finansman yapısına dayanır. Bu nedenle, şekil olarak icâre, hakîkat olarak ribâdır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu tür dolaylı katkılar da yasaklanmıştır:

﴿وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ﴾

“Günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.” [Mâide: 5/2]

Fâizli kurumla yapılan sözleşme, ribevî düzenin devamına destek anlamı taşır. Bu, doğrudan faize bulaşmak kadar günah üzerinde yardımlaşma kapsamında değerlendirilir.

Bu konuda Câbir b. Abdillâh radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

«لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ آكِلَ الرِّبَا وَمُوكِلَهُ وَكَاتِبَهُ وَشَاهِدَيْهِ، وَقَالَ: هُمْ سَوَاءٌ.»

“Rasûlullâh ribâ yiyene, verene, yazana ve şâhitlik edene lanet etti ve ‘hepsi günah bakımından eşittir’ buyurdu.” [Müslim, Müsâkât, 106]

Bu hadîs, fâiz işleminin herhangi bir unsûrunda yer almanın dahi eşit derecede günah olduğunu bildirir. Dolayısıyla, fâizli bir kurumla yapılan leasing sözleşmesi, doğrudan veya dolaylı olarak ribâ işlemine ortaklık anlamına gelir.

Bu hükmü destekleyen genel şer‘î kâideler de mevcuttur:

«وَسَدَّ الشَّارِعُ الْحِيَلَ الْمُوصِلَةَ إِلَيْهِ.»

“Şerîat, ribâya götüren hilelerin yolunu kapatmıştır.” [İbn Kayyım, İ‘lâmu’l-Muvakkı‘în: 2/280]

«اَلْوَسِيلَةُ إِلَى الْحَرَامِ حَرَامٌ.»

“Haram olana vesîle olan şey de haramdır.” [İbn Kayyım, Avnu’l-Mabûd: 9/241]

Bu iki kâideye göre, ribâya doğrudan veya dolaylı olarak götüren bütün yollar yasaklanmıştır. Fâizli kurumlar üzerinden yapılan leasing işlemleri de fâizli sisteme vâsıta oldukları için bu kapsamda haramdır.

• Zarûret İddiasının Değerlendirilmesi:

Bazı kimseler, fâizli leasinge mecbur kalındığını ileri sürerek zarûret (zorunluluk) iddiasında bulunabilir. Ancak bu gerekçe geçersizdir. Zîrâ zarûret, yapılmak zorunda kalınan ve sadece başka hiçbir helâl seçenek bulunmadığında geçerli olur. Yani bu tür fâizli leasing işlemini yapmak ölüm-kalım meselesi gibi bir mesele olmalı ve fâizsiz olarak bu işlemi yapacak bir kurum ya da kuruluşun olmaması gerekir ki fâizli leasing işleminin zarûret olduğundan bahsedilebilsin. Dolayısıyla fâizli leasinge yönelmek, meşrû bir mazeretle izah edilemez.

• Sonuç:

Yukarıda zikredilen âyetler, hadîsler ve fıkhî kaideler ışığında; fâiz sistemi üzerine kurulu banka veya finans kurumları aracılığıyla yapılan leasing (finansal kiralama) işlemleri, ribâ temeline dayanması, ribevî sisteme destek anlamı taşıması ve Kur’ân ile Sünnet’in açık yasaklarına aykırı olması sebebiyle İslâm fıkhına göre haramdır.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih

Bir Cevap Yaz