«
  1. Anasayfa
  2. Ahlak Hadisleri
  3. وَزْنُ حُسْنِ الْخُلُقِ Güzel Ahlâkın Mizândaki Ağırlığı

وَزْنُ حُسْنِ الْخُلُقِ Güzel Ahlâkın Mizândaki Ağırlığı

ahlak hadisleri

EL-MİNHÂC
AHLÂK HADÎSLERİ

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle… 

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür… 

Bundan sonra:

وَزْنُ حُسْنِ الْخُلُقِ Güzel Ahlâkın Mizândaki Ağırlığı

عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا مِنْ شَيْءٍ أَثْقَلُ فِي مِيزَانِ الْمُؤْمِنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ حُسْنِ الْخُلُقِ». [الترمذي، 2002]

3. Ebû’d-Derdâ radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kıyâmet gününde mü’minin mizânında (terâzisinde) güzel ahlaktan daha ağır basan hiçbir şey yoktur.” [Tirmizî, 2002]

 Kavramlar ve Tanımlar 

• الْمِيزَانِ: Terâzi, tartı aleti ve adâlettir. Terim olarak; Kıyâmet günü insânların amellerinin tartılacağı, keyfiyeti bizce meçhul ancak hakîkati sâbit olan adâlet terazisidir. İyiliklerin ve kötülüklerin miktarını ve değerini gösterir.

• أَثْقَلُ (Daha ağır, en ağır): Burada fiziki bir ağırlıktan ziyâde, Allah katındaki kıymetin, değerin ve sevabın büyüklüğünü ifade eder.

• حُسْنِ الْخُلُقِ: (Güzel Ahlâk): İnsânın nefsiyle mücâdele ederek; güler yüzlü olması, iyiliği yayması, başkalarına eziyet vermekten kaçınması ve insânlara karşı tahammüllü olmasıdır.

Açıklama 

Bu hadîs-i şerif, âhiret gününde kurtuluşun en önemli anahtarlarından birini vermektedir. Kıyâmet günü kurulacak olan mizân, dünyâdaki terâzilere benzemez; orada cisimler değil, ameller ve niyetler tartılır. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, farz ibâdetlerin temel borç olduğunu varsayarak, mü’minin derecesini yükselten ve sevap kefesini yere bastıran en büyük etkenin “Güzel Ahlâk” olduğunu müjdelemiştir.

Çünkü namaz, oruç gibi ibâdetler kul ile Rabbi arasındadır; ancak güzel ahlak hem kulun Rabbiyle hem de diğer insânlarla olan ilişkisini düzenler. Nefsi terbiye etmeden, enâniyeti (egoyu) ezmeden ve sabretmeden güzel ahlâklı olmak mümkün değildir. Bu zorluğundan ve topluma olan faydasından dolayı, mizânda en ağır çeken amel olmuştur.

Hüküm, Hikmet ve Kâideler

1. Amellerin Cisimleşmesi (Tecsîd-i A’mâl): Ehl-i Sünnet inancına göre kıyâmet günü ameller, manevî yapısından sıyrılıp Allâh’ın dilediği bir keyfiyette ağırlığı olan cisimlere veya değerlere dönüşecek ve tartılacaktır.

2. Üstünlük Ölçüsü: İslâm’da üstünlük sadece çok namaz kılmakla ya da oruç tutmakla değil, insânlarla iyi geçinmek ve güzel ahlâk sâhibi olmakla ölçülür. Nâfile ibâdetlerden ziyâde ahlâkî erdemler terazide daha ağır basar.

3. Mü’minin Kimliği: Hadîste “Mü’minin mizânı” ifâdesi geçer. Bu, güzel ahlâkın îmândan neşet ettiğini gösterir. Îmânsız bir ahlâk, dünyevî bir nezâket olarak kalır; âhirette mizâna girmez.

4. Teşvik ve Müjde: Bu hadîs, günahlarının çokluğundan korkan mü’minler için büyük bir ümit kapısıdır. İnsânlara iyi davranmak, hatâları affetmek ve yumuşak huylu olmak, âhiretteki en büyük sermayedir.

5. Zorluk-Değer İlişkisi: Güzel ahlâkın mizânda en ağır gelmesinin sebebi, uygulanmasının nefse ağır gelmesidir. Öfkeliyken yumuşak davranmak, cimrilik hissi varken cömert olmak zordur; bu zorluk ecri (sevâbı) artırır.

6. Dînin Sosyal Boyutu: Dîn sadece ferdî ibâdetlerle yaşanmaz. “Ağır basan” amelin ahlâk olması, İslâm’ın toplumsal huzura ve kul haklarına verdiği önemin bir göstergesidir.

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz