DUHÂ SÛRESİ
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle.
Hamd, -âlemlerin Rabbi olan- Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür. Bundan sonra:
Duhâ Sûresine Giriş
Duhâ Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 93. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir. 11 âyetten oluşur. İsmini, ilk âyetinde geçen ve “kuşluk vakti” anlamına gelen “ed-Duhâ” kelimesinden alır.
İniş Sebebi ve Ortamı
Bu sûre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem için büyük bir teselli ve moral kaynağıdır. Vahyin bir süre kesilmesi (fetret-i vahiy) üzerine Mekkeli müşriklerin, “Rabbi Muhammed’i terk etti, ona darıldı” gibi sözlerle Allâh Rasûlünü üzmeleri üzerine inmiştir. Allâh’u Teâlâ, bu sûre ile Rasûlünü asla terk etmediğini ve ona darılmadığını bildirmiştir.
Surenin İçeriği ve Mesajları
Sure, asûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in şahsında tüm mü’minlere hitâb eden şu ana konuları işler:
• Yemin ve Teselli: Allâh’u Teâlâ, kuşluk vaktine ve sükûna eren geceye yemin ederek başlar. Bu, karanlığın ardından mutlaka aydınlığın geleceğine işârettir.
• Gelecek Müjdesi: Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem‘e, âhiret hayatının (veya geleceğin), dünyâ hayatından (veya geçmişten) çok daha hayırlı ve güzel olacağı müjdelenir.
• Geçmiş Nimetlerin Hatırlatılması: Allâh’u Teâlâ, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e geçmişteki zor zamanlarında nasıl yardım ettiğini hatırlatır:
a) Yetimken barındırılması,
b) Yol bilmezken hidâyete erdirilmesi,
c) Yoksulken zenginleştirilmesi (gönül zenginliği veya maddi imkân).
• Sosyal Sorumluluklar: Sûrenin sonunda, verilen bu nimetlere karşılık olarak üç temel görev yüklenir:
a) Yetime sert davranmamak ve onu ezmemek.
b) El açıp isteyeni (ihtiyaç sâhibini) azarlamamak.
c) Rabbinin nimetini şükürle anmak ve anlatmak.
Fazileti
Duhâ Suresi, sıkıntılı, hüzünlü ve daralmış zamanlarda okunduğunda insanın içine ferahlık vermesi ve Allâh’u Teâlâ’nın yardımını hatırlatması yönüyle bilinen, umut aşılayan bir sûredir.
Duhâ Sûresi ve Meâli
1. Âyet وَالضُّحٰى
Kuşluk vaktine andolsun.
وَالضُّحٰى Kuşluk vaktine andolsun.
2. Âyet وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰى
Ve sükûna erdiği zaman geceye.
وَالَّيْلِ Ve geceye. اِذَا سَجٰى Sükûna erdiği zaman/Karanlığı çöktüğü zaman.
3. Âyet مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰى
Rabbin seni terk etmedi ve (sana) darılmadı.
مَا وَدَّعَكَ Seni terk etmedi/Seni bırakmadı. رَبُّكَ Rabbin. وَمَا قَلٰى Ve darılmadı.
4. Âyet وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُولٰى
Ve şüphesiz âhiret, senin için dünyâdan daha hayırlıdır.
وَلَلْاٰخِرَةُ Ve elbette âhiret/Sonrası. خَيْرٌ لَكَ Senin için daha hayırlıdır. مِنَ الْاُولٰى İlkten/Dünyâdan.
5. Âyet وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰى
Ve ileride Rabbin sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
وَلَسَوْفَ Ve ileride/Yakında. يُعْطِيكَ Sana verecek/Sana ihsân edecek. رَبُّكَ Rabbin. فَتَرْضٰى Böylece hoşnut olacaksın/Râzı olacaksın.
6. Âyet اَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَاٰوٰى
O, seni bir yetim iken bulup barındırmadı mı?
اَلَمْ يَجِدْكَ Seni bulmadı mı? يَتِيمًا Bir yetim olarak. فَاٰوٰى Sonra barındırdı/Barındırmadı mı?
7. Âyet وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدٰى
Ve seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi?
وَوَجَدَكَ Ve seni buldu. ضَالًّا Yol bilmez halde/Şaşırmış. فَهَدٰى Sonra yol gösterdi/Hidâyet verdi.
8. Âyet وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰى
Ve seni bir yoksul iken bulup zengin etmedi mi?
وَوَجَدَكَ Ve seni buldu. عَٓائِلًا Bir yoksul/Muhtaç. فَاَغْنٰى Sonra zengin etti/İhtiyaçsız kıldı.
9. Âyet فَاَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ
Öyleyse, sakın yetimi ezme.
فَاَمَّا الْيَتِيمَ Öyleyse yetimi. فَلَا تَقْهَرْ Sakın ezme/Hor görme.
10. Âyet وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْ
Ve isteyeni sakın azarlama.
وَاَمَّا السَّٓائِلَ Ve isteyene gelince. فَلَا تَنْهَرْ Sakın azarlama.
11. Âyet وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ
Ve Rabbinin nîmetini (minnetle durmadan) anlat.
وَاَمَّا Ve gelince/Ama. بِنِعْمَةِ Nîmetini. رَبِّكَ Rabbinin. فَحَدِّثْ Anlat/Minnetle an.
Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.
Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

