«
  1. Anasayfa
  2. Kur'an
  3. Fâtiha Sûresi ve Meâli

Fâtiha Sûresi ve Meâli

Meal

FÂTİHA SÛRESİ

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

Hamd, -âlemlerin Rabbi olan- Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür…

Bundan sonra:

Fâtiha Sûresine Giriş

Fâtiha Sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olması hasebiyle “açılış” veya “başlangıç” mânâsına gelen bu ismi almıştır. Mekke döneminde indirilmiş olup 7 âyetten oluşur. İslâm inancının temellerini özetleyen muazzam bir muhtevaya sâhibtir.

Taberî ve İbn Kesîr gibi temel tefsir kaynakları ışığında, sûre hakkında bilinmesi gereken temel hususlar şöyledir:

1. İsimleri ve Anlamları

Fâtiha, Kur’ân’ın özü sayıldığı için birçok farklı isimle anılmıştır:

• Fâtihatu’l-Kitâb: Kitâbın (Kur’ân’ın) açılışı.

• Ummu’l-Kitâb / Ummu’l-Kur’ân: Kitâbın/Kur’ân’ın anası (özü, kaynağı).

• Es-Seb’u’l-Mesânî: Namazların her rekâtında tekrarlanan yedi âyet.

• Eş-Şâfiye: Şifâ veren (mânevî hastalıklara ve sıkıntılara karşı).

2. İniş Sebebi ve Dönemi (Nüzul)

Cumhur ulemâya (âlimlerin çoğunluğuna) göre Fâtiha Sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. Bütün halinde indirilen ilk sûre olduğu rivâyet edilir. Risâletin ilk yıllarında Müslümanların ibâdetlerinde okudukları temel metindir.

3. Sûrenin Muhtevası ve Bölümleri

Fâtiha Sûresi, kul ile Allâh’u Teâlâ arasındaki ilişkinin en mükemmel özetidir. Sûre mânâ bakımından üç ana bölüme ayrılır:

• Övgü ve Tazim (1-4. âyetler): Sûre, Allâh’ı hamd (övgü) ile anarak başlar. O’nun “Rab” (terbiye eden, yetiştiren), “Rahmân” (dünyada herkese merhamet eden), “Rahîm” (âhirette mü’minlere merhamet eden) ve “Din Günü’nün Mâliki” (hesâb gününün tek sâhibi) olduğu vurgulanır. Bu kısım, Allâh’ın rubûbiyyetini, ulûhiyetini ve isim ve sfıatlarını ikrâr eder.

• Kulluk ve İkrar (5. âyet): “Yalnız sana ibâdet eder ve yalnız senden yardım dileriz” ifâdesi, tevhîdin zirvesidir. Kul burada aracıları reddeder, âcizliğini kabul eder ve varlığın mutlak sâhibine sığınır.

• Duâ ve Taleb (6-7. Âyetler): Sûrenin son kısmı hidâyet talebidir. Kul, Allâh’tan kendisini “Sırât-ı Müstakîm”e (dosdoğru yola) iletmesini ister. Bu yol; peygamberlerin, sıddıkların ve sâlihlerin yoludur. Gazâba uğrayanların veya sapıtanların yolu değildir.

4. Dîndeki Yeri ve Önemi

• Namazın Rüknü: Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, “Fâtiha’yı okumayanın namazı yoktur” buyurmuştur. Bu sebeble namazın her rekâtında okunması farz (veya vâcib) kabul edilmiştir.

• Bir Duâ Metni: Fâtiha aynı zamanda en kapsamlı duâdır. Bir mü’min Fâtiha okuduğunda hem Allâh’ı över, hem kulluğunu arz eder, hem de hayatı için en önemli istek olan “doğru yol”u taleb eder.

5. Tefsîr Notu 

Klasik müfessirler, son ayette geçen “gazaba uğrayanlar” ve “sapıtanlar” ifâdelerini açıklarken şu ayrıma dikkat çekerler:

• Gazaba uğrayanlar: Hakkı bildiği halde onunla amel etmeyenler.

• Sapıtanlar: Bilgisizlikleri yüzünden haktan sapanlar.

Bu duâ ile mü’min, ilim ve amel bütünlüğüne sâhib olmayı, ifrat ve tefritten uzak “orta yol” üzerinde bulunmayı taleb etmiş olur.

Fâtiha Sûresi ve Meâli

1. Âyet بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.

بِسْمِ Adıyla/İsmiyle. اللَّهِ Allâh’ın. الرَّحْمَنِ Rahmân (olan). الرَّحِيمِ Rahîm (olan).


2. Âyet الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur.

الْحَمْدُ Hamd/Övgü. لِلَّهِ Allâh’a mahsustur/Allâh içindir. رَبِّ Rabbi (olan). الْعَالَمِينَ Âlemlerin.


3. Âyet الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.

الرَّحْمَنِ Rahmân. الرَّحِيمِ Rahîm.


4. Âyet مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ

Dîn gününün mâlikidir.

مَالِكِ Mâliki/Sâhibi. يَوْمِ Gününün. الدِّينِ Dîn/Hesâb/Cezâ.


5. Âyet إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

Yalnız sana ibâdet eder ve yalnız senden yardım dileriz.

إِيَّاكَ Yalnız sana/ancak sana. نَعْبُدُ İbâdet ederiz/kulluk ederiz. وَإِيَّاكَ Ve yalnız senden. نَسْتَعِينُ Yardım dileriz/İnâyet bekleriz.


6. Âyet اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ

Bizi dosdoğru yola ilet.

اهْدِنَا Bizi ilet/Bize hidâyet ver. الصِّرَاطَ Yola. الْمُسْتَقِيمَ Dosdoğru olan/müstakîm.


7. Âyet صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanların (yoluna) değil.

صِرَاطَ Yoluna. الَّذِينَ O kimselerin ki. أَنْعَمْتَ Nimet verdin/Lütfettin. عَلَيْهِمْ Onlara/Kendilerine. غَيْرِ Gayrı/Başka/Değil. الْمَغْضُوبِ Gazaba uğrayanların/Öf duyulanların. عَلَيْهِمْ Üzerlerine. وَلَا Ve ne de/Değil. الضَّالِّينَ Sapıtanların/Sapanların.


Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz