EY BANA AKÎDEMİ SORAN KİŞİ
Mukaddime
Söze ismi ile başladığım Allâh, rahmân ve rahîm olandır,
Hamd ve senâ, mahlukâtı yaratan ve yaşatan Allâh’adır,
***
Salât ve selâm son Rasûle, onun âline ve ashâbınadır,
Yardım ve başarı, izzet ve şeref, Rabbimiz Allâh’tandır,
***
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Necat kapısı olan Ehl-i Sünnet itikâdı, benim inancımdır,
***
Sözlerim ve yolum sâlih selefe ihsân ilkesince bağlıdır,
Bil ki! Tüm bid’âtlar ve câhiliye örfü ayağımın altındadır,
***
Akîdemin Kaynağı
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Akîdemin kaynağı, Kur’ân ve Sünnet, sonra da icmâdır,
***
Bunlar, akledenler için hüccet ve hidâyet kaynaklarıdır,
Söyle bana, haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır?
***
Kur’ân ve Sünnet’in mânâsı ancak selefin anlayışıyladır,
Dînin aslında ve füruunda adımlarım onların ardı sıradır,
***
Akîdemin Esâsı Tevhîd
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Allâh’ı, emrettiği üzere tevhîd etmek akîdemin esâsıdır,
***
Tevhîd, Allâh’u Teâlâ’yı birlemektir, tek ve bir kılmaktır,
Rab ve ilâh olarak ihlâs üzere sadece O’nu tanımaktır,
***
Îmân ettiğim Allâh, evvel ve âhirdir, zâhir ve bâtındır,
Bil ki! Yarattığı şeylerden müstağni bir ve tek olandır,
***
Eşi ve benzeri olmamış, doğmamış ve doğrulmamıştır,
Her şeyi duyan ve bilen, gören ve kâdir olan tek zâttır,
***
Tevhîdin Kısımları
Tevhîd, selefimiz indinde sebr ve taksim ile üç kısımdır,
Rubûbiyyet, ulûhiyyet, isim ve sıfat onun kısımlarıdır,
***
Rubûbiyyet Tevhîdi
Rubûbiyyet, Rahmân’ı tüm fiillerinde birlemenin adıdır,
Yaratmak, yaşatmak ve yönetmek Onun rablığındandır,
***
Terbiye etmek, rızık vermek ve hüküm O’nun hakkıdır,
Tüm mahlûkat Rabbe dönücü âciz ve fâni varlıklardır,
***
Ulûhiyyet Tevhîdi
Ulûhiyyet, kulun fiillerinde Allâh’ı birlemesinin adıdır,
İbâdetlerin bir olan ilâha; sadece Allâh’a yapılmasıdır,
***
İlâhımızdan başka ibâdet olunanlar, sahte ve bâtıldır,
Her biri hak ma’bûda muhtaç ve her dâim bağımlıdır,
***
İsim ve Sıfat Tevhîdi
İsim ve sıfat tevhîdi, bildirilen isim ve sıfatlara îmândır,
En güzel isimler ve en kâmil sıfatlar bir tek Allâh’ındır,
***
İsim, Rabbimizin Kur’ân ve Sünnet’te adlandırıldığıdır,
En güzel isimler eksikliği ve acizliği olmayan Allâh’ındır,
***
Sıfat, Allâh’ın Kur’ân ve Sünnet’te sıfatlandırıldığıdır,
En yüce sıfatlar hâkimiyyet sâhibi bir ve hak ilâhındır,
***
Kur’ân ve Sünnet, isim ve sıfatları bilmenin kaynağıdır,
Selefin icmâı ile bunda aklın bir payı bulunmamaktadır,
***
İsim ve sıfat meseleleri teslimiyet ve imtihanın alanıdır,
Onlara îmân geldikleri gibi inanıp keyfiyet sormadandır,
***
Yed ve vech, istivâ ve nüzul Rabbimizin sıfatlarındandır,
Bunları ve benzer sıfatları tevîl eden haktan ayrılandır,
***
Kur’ân’a Îmân
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Kur’ân; mütevatir, muhkem ve muciz Allâh kelâmıdır,
***
Mahlûk değildir O’ndan başlamış O’na dönecek olandır,
Bu konuda söze dalan, selefin sakındırdığı bid’atcıdır,
***
Kur’ân ile hükmetmek, nüzulü ile tüm insanlığa farzdır,
Ondan yüz çevirmek küfrün, zulmün ve fıskın ilânıdır,
***
İmân ve Rükünleri
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Duâmız; Rabbimizin bizi yanına îmân üzere almasıdır,
***
Îmân, Nebî’mizin getirdiklerine tastamâm inanmaktır,
Kalb, söz ve tüm âzâlarla bize indirilene sâdık olmaktır,
***
Onun rükünleri malum olduğu üzere altı temel esastır,
Îmân, bu esaslarla Rabbimize kördüğüm bağlanmaktır,
***
Kadere inanmak, îmânın aslî rüknü ve tevhîd nizâmıdır,
Bil ki! Hak üzere ona inanmayan büyük bir sapıklıktadır,
***
Kabir azâbı ve sorgusu, bâs, haşr, mizân ve sırât haktır,
Cennet ve Cehennem ebedî kalmak için yaratılmıştır,
***
İslâm ve Rükünleri
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Emrolunduğumuz dînin zâhiri İslâm, îmân ise bâtınıdır,
***
İslâm, tevhîd ile Allâh’a emrince teslim olmak olmaktır,
İbâdet ile boyun eğmek, şirk ve ehlinden beri olmaktır,
***
Onun rükünleri malum olduğu üzere beş temel esastır,
İslâm bu esaslarla Rabbimize kördüğüm bağlanmaktır,
***
İslâm ve îmân ayrı kullanımlarda birleşen mânâlardır,
Bir kullanıldıklarında ise kast olunan kendi mânâlarıdır,
***
Kader
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Şüphesiz ki kader, Allâh’ın kullarından sakladığı sırrıdır,
***
Allâh onu, ezelî ilmi ile takdir ederek levhe yazmıştır,
Zamanı geldiğinde meşietiyle yaratmış ve yaratacaktır,
***
Kaderi inkâr etmek ve küçümsemek dînden çıkmaktır,
Allâh’a cehâlet isnâdı hiç şüphesiz ki küfre dalmaktır,
***
Kullar, hür irâde ve amelleriyle mükellef kılınmışlardır,
Hiçbiri ne küfre, ne de îmâna asla zorlanmamışlardır,
***
Allâh, mü’minlere merhameti ile yardımını ulaştırmıştır,
Kâfirlere adâletiyle hükmetmiş, nefislerine bırakmıştır,
***
Allâh’u Teâlâ, kulları ve onların fiillerini de yaratandır,
Küfür ve masiyeti yasaklamış, îmân ve itaatten râzıdır,
***
Rızık ve Ecel
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Rızık ancak kulların yiyip tükettiği, giyip kullandıklarıdır,
***
Rızık ne artar ne de eksilir, zerre miktarı bile yazılıdır,
Helâl olan şeyler rızık olduğu gibi, haram da aynıdır,
***
Ancak Allâh, helâl olarak edinilenden rızıktan râzıdır,
O, rızka kefilken harama dalmak şeytân aldatmacasıdır,
***
Ecel bellidir, ne öne alınmış, ne de geriye bırakılmıştır,
İnsân rızkı bittiğinde, ancak eceli ile ölümü tadacaktır,
***
Tâğûtu Reddetmek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Tâğûtu reddetmeden muvahhîdlik iddiası ancak zandır,
***
Tâğût, Allâh’u Teâlâ dışında kendisine ibâdet olunandır,
Ancak bunun şartı, kendisine ibâdetten râzı olmasıdır,
***
Buğzum ve düşmanlığım, tâğûtlara ve de kullarınadır,
Onları tekfîr, atam İbrâhîm’in yolu olup, îmânımdandır,
***
Tâğûtun Velâyetini Reddetmek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Velâyeti mutlak olarak Allâh’a vermek bil ki îmândandır,
***
Velî, senin adına sana sormadan iş yapan, karar alandır,
Müslümanların tek velîsi teslim oldukları Rab Teâlâ’dır,
***
Onlar ki, kanun ve nizamlarda bir tek şerîata uyanlardır,
Rablerinin izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkanlardır,
***
Tâğûta ve kâfirlere velâyet vermek İslâm’dan çıkmaktır,
Onlara uymak ve yollarına girmek ne büyük sapıklıktır,
***
Aydınlıktan kör karanlıklara dalanlar tâğûtun kullarıdır,
Beşerî sistemlere velâyet verenler, bil ki onlardandır,
***
Onları benimseyen ve destekleyenler ateşin ashâbıdır,
Onlar bunu ancak kabre girdiklerinde anlayacaklardır,
***
Tâğûtun Muhâkemesini Reddetmek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Tâğûta muhâkeme olmak, hiç şüphesiz ki ona îmândır,
***
Bu hüküm, Kur’ân, Sünnet ve icmâ ile sâbit ve apaçıktır,
İlleti, büyük ya da küçük olsun ihtilafı tâğûta taşımaktır,
***
Bu itibarla ondan hüküm istemek, kalbi küfre açmaktır,
Bil ki! Buna engel olan muteber mânî, sadece ikrâhtır,
***
Kişinin talepsizce kendisinden haber vermesi ruhsattır,
Bunu yapan Müslümanı tekfîr etmek şüphesiz aşırılıktır,
***
Tâğûtun Savunuculuğunu Reddetmek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Kişinin hükmü, savunduğu ideoloji ile şüphesiz aynıdır,
***
Tâğûtun savunuculuğunu yapmak, İslâm’dan çıkmaktır,
Bu hükmün illeti, İslâm’a karşı küfrün safında olmaktır,
***
Bunun el, dil, mal, can, yazı, vaaz ile olması farksızdır,
Bil ki! Onlar için bilgi ve mühimmat sağlamak da aynıdır,
***
Tâğûtun İtaatini Reddetmek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Rahmeti ilâhî ile tâğûttan ictinâb edenler kurtuluştadır,
***
Tâğûta itaati ve ona yardımı vâcib görmek sapıklıktır,
Küfür olan fiillerde itaat etmek, İslâm’dan çıkmaktır,
***
Masiyet olan fiillerde itaat etmek, masiyet ve haramdır,
Mutlak itaat ve kayıtsız teslimiyetimiz ancak Allâh’adır,
***
Hâkimiyyet
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Hâkimiyyet, kayıtsız ve şartsız olarak bir tek Allâh’ındır,
***
Hâkimiyyet, hüküm ve egemenlikte tek yetkili olmaktır,
Tüm otorite sâhiblerini yetkisiz ve de âciz bırakmaktır,
***
Kulları kim yarattı ise, hüküm koymak O’nun hakkıdır,
Yaratmaya kâdir Allâh’tan başka rab ve ilâh var mıdır?
***
Haram, Allâh’ın hikmeti ile kullarına yasak kıldıklarıdır,
Helâl ise merhametiyle kullarına serbest bıraktıklarıdır,
***
Bil ki! Bunları değiştirmeye kalkışmak dînden çıkmaktır,
Böylelerini seçerek velî edinmek şeksiz küfre dalmaktır,
***
Hilâfet
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Hilâfet, Rasûlullâh’tan sonra işlerin idâre olunmasıdır,
***
İnsânlara ancak şerîat ile hükmedilmesi bunda esastır,
Zîrâ şerîattan ayrılmak ne hilâfet, ne de Müslümanlıktır,
***
Raşit hâlifelerimiz Ebû Bekîr Sıddık, Ömer, Osmân’dır,
Hasen ve Hüseyin’in babası olan Alî onlardan sonradır,
***
Onları sevmek ve hayırla anmak ehl-i sünnet şiârıdır,
Her biri ümmetin tarihe geçen en parlak yıldızlardır,
***
Sahâbe
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Sahâbe, Rasûlullâh’ı îmân üzere görüp öylece kalandır,
***
Onlar tüm işlerinde emîn olan yüksek ahlâklı şahıslardır,
İslâm’ın taşıyıcı kolonları, sâlih selefî ve en hayırlılarıdır,
***
Allâh’u Teâlâ’nın dünyâ ve âhiret seçip râzı olduklarıdır,
Onlara söven fâsık, tekfîr eden kâfir-i lâin bir taşkındır,
***
Cehâlet
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Kur’ân ve Sünnet’ten sonra câhil olmak ne büyük ardır,
***
Cehâlet, ya kişinin büsbütün olarak bilgisiz kalmasıdır,
Ya da hakikate, olduğu halden farklı olarak inanmasıdır,
***
Kişi için cehâlet, işlediği şirke asla mazeret olmamıştır,
Zîrâ misak, fıtrat, akıl ve risâlet bahaneleri kaldırmıştır,
***
Cehâlet dînimizde yerilmiş ve ondan sakındırılmıştır,
Bil ki! Câhilin ilacı sorup öğrenmek, okuyup anlamaktır,
***
Def imkânı ile cehâlet, dînden yüz çevirmenin adıdır,
İlme sarılmak kadın ve erkek her Müslümana farzdır,
***
Tekfîr
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Müslüman ile kâfiri ayıran tekfîr, İslâm’ın aslındandır,
***
Tekfîr, küfrün fâili için dînden çıktı hükmüne varmaktır,
İşte bu, atam İbrâhîm’e ve beraberindekilere uymaktır,
***
Ancak bil ki! Tekfîrin şartları, mânîleri ve kuralları vardır,
Sor ve öğren onları! İlim ehli bunlardan haberdardır,
***
Açık olan meselelerde küfre düşen bundan istisnâdır,
Böylesinin küfür fiili ile kâfir olarak bilinmesi farzdır,
***
Kapalı olan meselelerde hüccet-i ikâme etmek farzdır,
İhtilaflı olan meselelerde ise tekfîri terk etmek lazımdır,
***
Unutma ki îmân, küfre ve şirke her dâim ağır basandır,
Yol bulunduğu sürece İslâm’a hükmetmek esâs olandır,
***
Hüccetin sübutu, Kur’ân’ın kullara ulaşmış olmasıyladır,
Hüccette fehim ve âlim kişinin yapması şartı bâtıldır,
***
Îmân
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Bil ki! Îmân; tasdik, ikrâr ve ameldir, bu üçüyle tâmdır,
***
Tasdîk kalbin, ikrâr dilin, amel ise organların mecrâsıdır,
Bunlardan birinin eksikliğinde îmân, ancak bir iddiadır,
***
Îmânın taatlere artması, masiyetlerle eksilmesi haktır,
Nasları tevîl ederek bunu inkâr eden yoldan çıkmıştır,
***
İşte bunlar, bizim sâlih selefimizin icmâ ettiği asıllardır,
Bundan başka sözlere dalanlar, bil ki ancak sapıklardır,
***
Büyük Günah Ehli
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
İşlenen günah küfre varmadıkça sâhibi Müslümandır,
***
Günahkârların durumu Rabbimizin hükmüne bağlıdır,
Onlar için azâb veya affedilmek el-Âdil’in kararıyladır,
***
Tevbe edenler için Rabbimiz şüphesiz ki bağışlayandır,
Sakın unutma! Tevbeyi geciktirmeden yapmak farzdır,
***
Velâ ve Bera
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Allâh için sevmek ve Allâh için buğzetmek İslâm’dandır,
***
Müslümanları kardeş bilerek sevmek bizim şiârımızdır,
Kâfirlere buğuz ederek teberri etmek îmânımızdandır,
***
Ancak Müslümanlar birbirlerinin kardeşi ve sırdaşıdır,
Bil ki! Kâfirlerin milleti bir, akîdeleri ise şüphesiz bâtıldır,
***
İyilik, İslâm’a ve Müslümanlara düşman olmayanlaradır,
Unutma ki onlara karşı adâlet ve güzel muâmele vardır,
***
Şefaat
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Şefâat haktır, onu inkâr eden ancak sapıklığa dalandır,
***
O ki, izinli olanların izin verilenlere mağfiret duâsıdır,
Naslar ile sâbit olduğu üzere şefâatin tümü Allâh’ındır,
***
Bil ki! Allâh’a âit olanı kullara vermek dînden çıkmaktır,
Şefâati kabul ile yerli yerine koymak hak ehli olmaktır,
***
Şefâati ancak Allâh’tan istemek tevhîd itikadındandır,
Allâh’tan ister gibi kullardan istemek, şirkin aslındandır,
***
Sözün ihtilafa girdiği yerde susmak avam için sığınaktır,
Müslümanları haksız yere tekfîr etmek aslen sapıklıktır,
***
Allâh’tan Başkasından Yardım İstemek
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Duâ etmek, yardım istemek ve sığınmak bir Allâh’adır,
***
Kabirlerden, velîlerden ve gâibten istemek faydasızdır,
Bil ki! Bunlardan Allâh’tan ister gibi istemek irtidaddır,
***
Câhillerin aldandıkları şüpheler kovulmuş şeytândandır,
Rubûbiyyet ve ulûhiyyet sıfatlarının tümü, Allâh’ındır,
***
Küfür Olan Bazı Ameller
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Küfür, îmânın; şirk emrolunduğumuz tevhîdin zıddıdır,
***
Beşerî sistemler, Cehennemin en büyük dâvet kapısıdır,
Ondan sakınanlar ise Allâh’ın korumasında olanlardır,
***
İslâm ile yönetmeyecek olanları seçmek küfrün ilânıdır,
Dikkat et! Ehven-i şer diyenler, sistemin belâmlarıdır,
***
Beşerî sistemlerden hüküm istemek tevhîdi bozmaktır,
Allâh’a ve âhiret gününe îmânda zan sâhibi olmaktır,
***
Müslümanlara karşı onların safında olmak da aynıdır,
Dünyâya kanıp, ebedî olanı satmak fâsıkların zaafıdır,
***
Müslümanlar aleyhine bilgi sağlayanlar münâfıklardır,
Onlar ki küfrü îmâna tercih eden nefislerinin kullarıdır,
***
İslâm ile alay etmek azgın kâfirlerin yaptıklarındandır,
Onların cezâsı ise dünyâ ve âhiret azâbı yaşamalarıdır,
***
Bil ki! Sapkın tarikatlar, İblisin bize en büyük tuzağıdır,
Ondan sakınanlar ise Allâh’ın korumasında olanlardır,
***
Gaybı bilmek ve hidâyet etmek ancak Allâh’ın hakkıdır,
Bu hakkı kullardan bir kula vermek küfür ve ilhaddır,
***
Ölüm gelinceye kadar Allâh’a ibâdet her kula farzdır,
Evliyalardan teklifin kalkma iddiası küfür itikadındandır,
***
Sevk ve idâre, zenginlik ve bereket ancak Allâh’tandır,
Fayda ve zarar, ölüm ve hayat, rızık ve sağlık da aynıdır,
***
Kulların bunlarda hiçbir payı yoktur, O, el-Kâdir olandır,
Allâh’ın kudretinde olanı kullardan istemek irtidaddır,
***
Günahları bağışlayan ancak Allâh’tır, O ki et-Tevvâb’dır,
O’ndan başkasına tevbe etmek ve af dilemek irtidaddır,
***
Câhilleri işledikleri şirk ile mazeretli görmek sapıklıktır,
Onları tekfîr eden nasları tekzip ile dînden çıkmaktır,
***
Bil ki! Küfrü açık ve sâbit olanı tekfîr etmek hak olandır,
Bundan yüz çeviren kişi, câhil de olsa ebedî ziyandadır,
***
Âlim ya da câhil olsun, küfür ehli ebedîyyen azâbtadır,
Allâh’tan çokça korkmak ve güzel son istemek lazımdır,
***
İkrâh
Küfür ve şirk olan amellerin tek mazereti bil ki ikrâhtır,
İkrâhsız küfrün fâili olan İslâm’ın korumasından uzaktır,
***
İkrâh hâlinde de Müslümanlara zarar vermek yasaktır,
Onların hayatları ebedî olarak teminat altına alınmıştır,
***
İkrâh, istitaate göre derecesi değişebilen bir kavramdır,
Sor ve öğren! Âlimler bunun tafsilatından haberdardır,
***
Canı ve uzvu ile tehdit olunan ittifakla ikrâh altındadır,
Râcih görüşte, mal ve hapis ile ikrâh olunan da aynıdır,
***
Küfre Rıza
Ey bana akîdemi soran kişi, iyi dinle, bu açık beyândır,
Küfrün mabedleri; tüm câhiliye meclisleri ve okullarıdır,
***
Küfür işlenen yerde bulunmak nefsi tehlikeye atmaktır,
Sahîh olan el ile sonra dil ile küfrü ve şirki zelîl kılmaktır,
***
Buna gücü yetmeyene farz olan oradan uzaklaşmaktır,
Bil ki! İhtiyar ile orada bulunmak küfre râzı olmaktır,
***
İmâmet
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Müslümanların kendilerine bir imâm seçmeleri farzdır,
***
Ona itaat, emri hoşa gitsin yahut gitmesin şerîattandır,
el-Hâlık’a isyân olmadıkça itaatten ayrılmak haramdır,
***
Şerîat ile hükmedeni yalnız bırakmak büyük vefâszıktır,
Böylesine kıyâmet gününde bir sancak bağlanacaktır,
***
Hâinler her hâlükârda münafıklıklarına ağlayacaklardır,
Sâdıklar ise elbette Arş’ın gölgesinde ağırlanacaklardır,
***
Cihad ve Recm
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Cihâd ve recm, kıyâmete kadar bâki muhkem iki farzdır,
***
Bil ki! Bunları dînden saymamak küfür inanışlarındandır,
Bunlar için nesh iddiası şeytânın aldatmacalarındandır,
***
İttibâ ve Taklid
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
Kur’ân ve Sünnet’e ittibâ etmek İslâm’ın asıllarındandır,
***
Mutlak ve muayyen bağlanılması farz olan ancak nastır,
Unutma ki! Hatadan korunan tek insân Rasûlullâh’tır,
***
Taassup etmeden mezhepli olmak elbet sahîh olandır,
İfrat ve tefritten uzak olanlar ilim ehlinin yolundadır,
***
İlim isteyenler, muvahhîd ve sâlih bir hoca bulmalıdır,
Onun gözetiminde ve terbiyesinde diz kırıp okumalıdır,
***
Âlet ve âli ilimleri okumayanlar asla konuşmamalıdır,
İlimsiz kişiler hüküm vermekten ölümüne sakınmalıdır,
***
Hâtime
Ey bana akîdemi soran kişi! İyi dinle, bu açık beyândır,
İşte bunlar, benim akîdem ve bağlandığım esaslardır,
***
Her birinin Kur’ân ve Sünnet’ten delîli açık ve aşikârdır,
Bilmiyorsan sor ve öğren onları, tahkik kullara farzdır,
***
Bunlara yapışarak Rahmân’a kavuşmak bil ki necattır,
Yüz çevirip değersiz sözlere dalmak büyük pişmanlıktır,
***
Rabbimden isteğim beni yanına îmân üzere almasıdır,
İlim ve dâvet, amel ve ihlâs yolundan ayırmamasıdır,
***
Sözlerimin ve davâmın sonu, Allâh’u Teâlâ’ya hamddır,
Salât ve selâm, Rasûlullâh’a, âline ve onun ashâbınadır,
Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.
Bir Cevap Yaz



