«
  1. Anasayfa
  2. Sünnet
  3. Kütüb-i Sitte ve Müellifleri

Kütüb-i Sitte ve Müellifleri

makaleler5

KÜTÜB-İ SİTTE VE MÜELLİFLERİ

GİRİŞ

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür…

Bundan sonra:

Kütüb-i Sitte (الكتب الستة), kelime anlamıyla “Altı Kitap” demektir. Istılâh olarak ise, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat nazarında en muteber hadîs külliyâtı olan altı eseri ifâde eder. Bu eserler, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in sözlerini (kavlî hadîsleri), fiillerini (fiilî hadîsleri) ve onaylarını (takrirî hadîsleri) rivâyet eden sahîh hadîsleri derleyen temel kaynaklar olarak kabûl edilmiştir.

Sünnet, Kur’ân-ı Kerîm’den sonra İslâm dîninin ikinci ana kaynağıdır. Zîrâ Kur’ân’da yer alan pek çok hükmün tafsili, açıklaması ve tatbiki ancak Sünnet vasıtasıyla anlaşılabilir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Rasûle itaat eden, Allâh’a itaat etmiş olur.” [Nisâ 4/80]

Bu âyet, İslâm dîninde Sünnet’in  Kur’ân ile birlikte şer’î hüccet olduğuna dâir açık bir delîldir. 

Kütüb-i Sitte’nin oluşumu, hicrî 3. asırda (miladî 9. yüzyıl) hadîs tedvin ve tasnif döneminin zirvesi olarak nitelendirilen dönemde gerçekleşmiştir. Bu çağ, aynı zamanda İslâmî ilimlerin kurumsallaştığı, mezheblerin teşekkül ettiği ve hadîs uydurmalarının yaygınlaştığı bir dönemdi. Bu sebeble muhaddîsler, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e nispet edilen rivâyetlerin sahîh olanlarını ayırmak, mevzû (uydurma) ve zayıf olanları ayıklamak için son derece titiz usûller geliştirmiştir.

İşte bu dönemde yaşamış olan altı büyük hadîs imâmı, binlerce râvîyi, senedi ve metni tek tek incelemiş; ortaya koydukları eserlerle Sünnet-i Seniyye’nin en güvenilir mirâsını ümmete kazandırmışlardır. Kütüb-i Sitte olarak bilinen bu altı kitâb, hadîs ilminde hem sahîhlik bakımından hem de içerik düzeni ve ilmî kıymeti bakımından temel başvuru kaynaklarıdır.

KÜTÜB-İ SİTTE’Yİ OLUŞTURAN ESERLER ve MÜELLİFLERİ

1. Sahîh-i Buhârî (صحيح البخاري)

Sahîh-i Buhârî’nin müellifi, İmâm Muhammed b. İsmâil el-Buhârî (v. 256/870) rahîmehullâh’dır.

Hadîs literatüründe kısaca Sahîh-i Buhârî olarak anılan bu eserin tâm adı, “el-Câmiʿu’s-Sahîh el-Müsned el-Muhtasar min Umûri Rasûlillâhi ve Sünenihî ve Eyyâmihî’dir.

Bu eser, yalnızca sahîh hadîsleri içerme iddiasını ispatlamış olup, Kur’ân’dan sonra en sahîh kitâb olarak kabûl edilir. Buhârî, eserine aldığı her hadîsin râvîsini titizlikle araştırmış ve hadîsleri sadece “adl”, “zabt” ve “ittisal” şartlarını taşıyan güvenilir senedlerle aktarmıştır.

İmâm Buhârî, her hadîsi almadan önce gusül abdesti aldığı, iki rekât namaz kıldığı ve istiğfar ederek duâ ettiği rivâyet edilir. Eser -mükerrerlerle birlikte- yaklaşık 7275 hadîs içermektedir. Fıkhî başlıklar altında düzenlenmiş olması, onu aynı zamanda fıkıh ilminde temel kaynak haline getirmiştir.

2. Sahîh-i Müslim (صحيح مسلم)

Sahîh-i Müslim’in müellifi, İmâm Müslim b. Haccâc en-Nîsâbûrî (v. 261/875) rahîmehullâh’dır.

Hadîs literatüründe kısaca Sahîh-i Müslim olarak anılan bu eserin tâm adı, “el-Müsnedü’s-Sahîh el-Muhtasar min es-Sünen bi Nakli’l-Adl ani’l-Adl ile Rasûlillâh’dır.

Sahîh-i Müslim, hadîs ilminde Sahîh-i Buhârî’den sonra en sahîh eser olarak kabul edilmiştir.

İmam Müslim, hadîsleri konularına göre değil, sened benzerliğine göre gruplandırmıştır. Bu yönüyle eser, râvî tenkidi ve isnad yapısı bakımından çok daha ilmî bir düzen arz eder. Tekrarsız yaklaşık 4000 sahîh hadîs içerir. Müslim’in yöntemi, sened zincirlerinin peş peşe sıralanması ve hadîsin farklı lafızlarla geliş yollarını toplu vermesi açısından ayrıca kıymetlidir.

3. Sünen-i Ebû Dâvûd (سُنن أبي داوود)

Sünen-i Ebû Dâvûd’un müellifi, İmâm Ebû Dâvûd Süleyman b. el-Eş’as es-Sicistânî (v. 275/889) rahîmehullâh’dır.

Sünen-i Ebû Dâvûd, fıkıh bâbları esas alınarak tertiplenmiş olup sahîh, hasen ve bazı zayıf hadîsleri de içermektedir. Ebû Dâvûd, eserine aldığı hadîsleri ilim ehline arz etmiş, zayıf olanları genellikle açıklamış ve ne derece muteber olduğunu belirtmiştir. Eserde yaklaşık 4800 hadîs yer alır.

Ebû Dâvûd’un Sünen’i, Hanbelî ve Şâfiî fakihleri başta olmak üzere pek çok fıkıh mezhebinin içtihatlarında delîl olarak kullanılan önemli bir eserdir.

4. Sünen-i Tirmizî (سُنن الترمذي)

Sünen-i Tirmizî’nin müellifi, İmâm Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî (v. 279/892) rahîmehullâh’dır.

İmâm Tirmizî’nin eseri, bazen “Câmiʿ Tirmizî” ismiyle de anılır. Çünkü sadece ahkâm (hükümler) değil, akaid, menâkıb, tefsir, zühd gibi konulara da yer verir. Bu yönüyle el-Câmiʿ vasfını hak eder.

İmam Tirmizî, eserindeki hadîslerin sıhhat derecesini belirtmiş; sahîh, hasen, garîb gibi tasnifler yapmıştır. “Hasen hadîs” kavramını ilk sistemli kullanan âlim olarak bilinir. Bu yönüyle eseri sadece rivâyet değil, aynı zamanda hadîs tenkidi açısından da öncü bir kaynak olarak kabûl edilir.

5. Sünen-i Nesâî (سُنن النسائي)

Sünen-i Nesâî’nin müellifi, İmâmAhmed b. Şuayb en-Nesâî (v. 303/915) rahîmehullâh’dır.

Sünen-i Nesâî, İmâm Nesâî’nin daha geniş olan “es-Sünenü’l-Kübrâ” adlı eserinden bizzat kendisinin yaptığı bir ihtisardır.

Müellif bu özeti “el-Müctebâ” adıyla da anmıştır. Hadîslerin sıhhat derecesi bakımından sünen kitâbları arasında en güvenilirlerinden biri olarak görülür. İmâm Nesâî, zayıf hadîsleri çok nadiren almış ve hemen her hadîs için sıhhat değerlendirmesi sunmuştur.

6. Sünen-i İbn Mâce (سُنن ابن ماجة)

Sünen-i İbn Mâce’nin müellifi, İmâm Muhammed b. Yezîd el-Kazvînî (v. 273/887) rahîmehullâh’dır.

Sünen-i İbn Mâce, bazı zayıf ve hatta mevzû hadîsler içermesine rağmen, Kütüb-i Sitte’ye dâhil edilen son eser olmuştur. Bunun sebebi, içerdiği hadîslerin birçoğunun diğer beş kitâbta bulunmayan rivâyetleri ihtiva etmesidir. İbn Mâce’nin eseri yaklaşık 4340 hadîs barındırır.

Hadîslerin sahîhlik derecelerine dâir açıklama yer almamakla birlikte, bazı şerhlerle bu durum telâfi edilmiştir.

SONUÇ

Kütüb-i Sitte, hadîs ilminin metodolojisini şekillendiren, sahîh hadîs anlayışını sistemleştiren ve Müslümanların ibâdet konuları başta olmak üzere hayatlarının diğer tüm alalarında yol gösterici temel kaynaklardır. Bu eserlerin müellifleri, sadece rivâyet değil, aynı zamanda tenkit, tasnif ve tedvin alanlarında da öncü şahsiyetlerdir. Onların gayretleri sayesinde Sünnet-i Nebeviyye, bozulmadan, tahrif edilmeden ve sağlam senedlerle günümüze kadar ulaşmıştır.

İslâm âlimleri, bu eserleri sadece nakil malzemesi değil, aynı zamanda tefakkuh (derin fıkhî anlayış), ictihad, ahlâk ve akîde eğitimi için birer temel taşı olarak değerlendirmiştir. Kütüb-i Sitte, bu yönüyle İslâm ilim geleneğinin en parlak mirâslarından biridir.

Salât ve selam yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashabının üzerine olsun..

Rabbinin rahmetine muhtaç kul,
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz