«
  1. Anasayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Emzirme dönemindeki kadın Ramazan orucunu tutamıyorsa ne yapmalıdır?

Emzirme dönemindeki kadın Ramazan orucunu tutamıyorsa ne yapmalıdır?

sr_cblr

Soru: Emzirme dönemindeki kadın Ramazan orucunu tutamıyorsa ne yapmalıdır? 

Cevâb: Hamd ve hüküm yalnızca Allâh’u Teâlâ’ya mahsûstur. Salât ve selâm Muhammed aleyhisselâm’a, onun âline ve ashâbına olsun.

• Mes’elenin Hükmü:

Emziren kadının (ve hamile olanın) oruç tutmakta aşırı zorlanması veya zarar görmekten korkması durumunda Ramazan orucunu tutmaması (iftar etmesi) câizdir. Bu durumun fıkhî detayı şöyledir:

• Eğer iftar etmesi “kendi sağlığı” (veya hem kendi hem de çocuğunun sağlığı) için duyduğu bir korkudan kaynaklanıyorsa: Tıpkı hasta hükmünde olduğu için, üzerine sadece tutamadığı günleri “kaza” etmesi farzdır, fidye gerekmez.

• Eğer kendi sağlığı yerinde olup da “sadece çocuğu için” korkarsa (örneğin sütünün azalacağından ve çocuğun zarar göreceğinden endişe ederse): Bu durumda hem tutamadığı günleri “kaza” etmesi hem de “fidye” vermesi farzdır. Fidye: Tutulmayan her gün için bir miskine/yoksula bir müd -yaklaşık 600 gram- temel gıda maddesinden vermektir.

• Hükmün Delîlleri ve Gerekçeleri:

Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmuştur:

“Oruç tutmaya güç yetiremeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.” [Bakara: 2/184]

Bu âyet, oruca güç yetiremeyen yaşlılar için bir ruhsat olarak inmiştir. İbn Abbas radîyallâhu anhumâ, sadece çocukları için korkup oruç tutmayan hamile ve emzikli kadınların da (ayet neshedilmeyip) bu âyetin hükmüne dâhil olduğunu tefsîr etmiştir.

Beyhaki’nin rivâyet ettiğine göre İbn Abbas radîyallâhu anhumâ bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:

“Bu hüküm; oruç tutmaya güç yetiremeyen yaşlı erkek ve yaşlı kadın ile, (çocukları için) korktuklarında oruç tutmayıp her günün yerine bir miskini doyuracak olan hamile ve emzikli kadınlar hakkında sâbit kalmıştır.” [es-Sünenü’l-Kübra li’l-Beyhaki: 4/388].

İmâm Nevevî rahîmehullâh, sadece çocuğu için korkan kadının kaza ile birlikte fidye vermesinin de vâcib olduğu hususunda Şâfiî fâkihlerinin ittifâkı bulunduğunu aktarmıştır. Ayrıca fakihler, İbn Ömer ve İbn Abbas’ın fidye verileceği yönündeki fetvalarına sahabeden hiçbir muhalif bilinmediğini belirtmişlerdir. [el-Mecmu’ Şerhu’l-Mühezzeb: 6/267].

İmâm Şâfiî rahîmehullâh, şöyle demiştir:

“Hamile ve emzikli kadın, çocukları üzerine korkarlarsa oruç tutmazlar. Onların üzerine kaza etmek ve her ikisinin de tutmadıkları her gün için bir miskine bir müd buğday tasadduk etmesi (fidye vermesi) gerekir.” [el-Hâvi’l-Kebîr: 3/436].

İmâm Şirâzî rahîmehullâh, şöyle demiştir:

“Eğer hamile veya emzikli kadın kendi nefisleri için oruçtan korkarlarsa iftar ederler ve onlara keffaret (fidye) değil sadece kaza gerekir… Eğer çocukları için korkarlarsa iftar ederler ve oruca bedel kaza etmeleri gerekir. Keffaret (fidye) hususunda ise üç görüş vardır: (İmam Şafii) el-Ümm’de ‘Her gün için bir müd yiyecek vaciptir’ demiştir ve sahih olan da budur.” [el-Mühezzeb: 1/327].

İmâm Nevevî rahîmehullâh, şöyle demiştir:

“Hamile ve emzikli kadınlar oruç sebebiyle kendi nefisleri için korkarlarsa oruç tutmazlar ve kaza ederler. Hastada olduğu gibi onlara fidye gerekmez. Bunların tamamında hilaf (görüş ayrılığı) yoktur… Eğer kendi nefisleri için değil de sadece çocukları için korkarlarsa oruç tutmazlar ve kaza ederler, bunda da hilaf yoktur. Fidye hususunda ise… ashabın (Şafii fakihlerinin) ittifakıyla en sahih olanı (fidye vermenin) vacip oluşudur.” [el-Mecmu’ Şerhu’l-Mühezzeb: 6/267].

• Değerlendirme ve Sonuç:

İslâm şerîatının kolaylık ilkesi gereğince, emziren bir annenin kendi sağlığı veya bebeğinin sağlığı hususunda endişe taşıması durumunda oruç tutmamasına müsaade edilmiştir. Şâfiî fıkhının usulüne göre; annenin iftar etmesinin temel sebebi kendi halsizliği, zayıflığı veya hastalığı ise, sonradan tutamadığı günleri sadece kaza etmesi yeterli olur. Ancak anne sağlıklı olup da sadece “sütüm azalır, bebeğim gıdasız kalır ve zarar görür” endişesiyle orucu bırakmışsa, bu durumda hem tutamadığı günleri kaza etmesi hem de her gün için yoksullara bir müd (yaklaşık 600 gram) miktarında fidye ödemesi şer’an vâcibtir. 

Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz