ANNE-BABANIN VE HOCANIN (ÂLİMİN) ELİNİ ÖPMENİN HÜKMÜ
Bir kimsenin kendi anne ve babasının elini öpmesinin, dînini öğrendiği hocasının (âlimin) elini öpmesinin şer’î hükmü nedir? Ayrıca anne ve babanın bir hocanın elini öpmesi veya dünyalık makam/zenginlik sahiplerinin elini öpmenin hükmü nedir?
Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.
• Mes’elenin Tanımı ve Hükmü:
Bir kimsenin hürmet, bereket ve şefkat amacıyla anne-babasının ve kendisine dînini öğreten hocasının (Rabbânî âlimlerin/sâlihlerin) elini öpmesi şer’ân müstehab kabul edilmiştir.
Bu şer’î ameliyenin hükümleri, el öpülen kişilerin vasıflarına göre şu şekilde tanzîm edilmiştir:
1. Anne-Babanın Elini Öpmek: Anne ve babanın elini (veya başını/alnını) öpmek; onlara karşı gösterilmesi gereken mutlak ihsan, şefkat, rahmet ve ikrâmın dînî bir muktezası olup sünnettir. Annenin elini veya başını öpmenin bir “ikrâm” öpücüğü olduğunu, dolayısıyla annenin hayatta olması ile vefat etmiş olması arasında hükmen bir fark bulunmadığını (vefatından sonra da öpülebileceğini) beyân etmiştir.
2. Hocanın (Âlimin ve Sâlihlerin) Elini Öpmek: Bir kimsenin kendisine İslâm’ı öğreten hocasının, zâhidlerin, âlimlerin ve dînî hürmeti olan şerefli zatların elini öpmesi müstehabdır. Buradaki şer’î ölçü; hürmetin sırf dînî bir meziyet olan ilim, zühd, takvâ, dînî şeref ve iffet (sıyâne) gibi uhrevî hasletlere dayanmasıdır.
3. Anne-Babanın Hocanın Elini Öpmesi: Şayet soru “anne ve babanın bizzat kendilerinin bir hocanın elini öpmesi” şeklindeyse, hüküm yine aynıdır. Dînî ilim ve takvâ sâhibi bir hocanın elini öpmek, dînî değerlere saygı göstermek babından yaşlı veya anne-baba konumundaki kimseler için de müstehabdır; zîrâ ilmin şer’î şerefi dünyevî yaş veya ailevî statüden daha üstündür .
4. Sırf Dünyâlık (Zenginlik ve Makam) İçin El Öpmek: Bir kimsenin elini sırf dünyâlığı, zenginliği, makamı, gücü veya şöhreti sebebiyle öpmek şiddetle mekruhtur. Bazı İslâm âlimlerine göre ise haramdır.
5. Öpmede Sınırlar (Eğilme ve Secde Yasağı): El öperken saygı göstermek amacıyla rükû eder gibi beli bükmek/eğmek şiddetle mekruhtur veya bazı âlimlere göre haramdır. El öpülen kişiye tazim amacıyla secde etmek ise kesinlikle haramdır ve büyük günahlardandır.
• Hükmün Delîlleri ve Gerekçeleri:
Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:
وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا
“Ve anne-babanıza ihsanla (en güzel şekilde) muamele edin.” [İsrâ: 17/23]
Anne-babaya el öpmek suretiyle hürmet göstermek, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın emrettiği en yüksek “ihsan” (iyilik ve saygı) sınırlarına dâhildir.
يَرْفَعِ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَالَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍ
“Allâh sizden îmân edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” [Mücâdele: 58/11]
Âlimlerin ve hocaların Allâh katında derecelerinin yüksek kılınması, müminlerin onlara dînî bir hürmet (el öpme, selâmlama, meclislerinde edeple durma) göstermesini meşru kılar.
Zâri’ radîyallâhu anh’tan rivâyet edildiğine göre (kendisi Abdülkays heyetindeydi) şöyle demiştir:
“(Medine’ye vardığımızda) Bineklerimizden hızla inmeye başladık ve hemen Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in elini ve ayağını öpmeye koyulduk.” [Beyhakî, es-Sunenu’l-Kubrâ: 7/164 (13587).
Bu rivâyet, dîn büyüklerinin, hocaların ve mukaddes zatların ellerinin ve hatta ayaklarının dînî tazim amacıyla öpülebileceğine dâir en açık ve sarîh sünnet delîlidir.
İbn Ömer radîyallâhu anhumâ’dan nakledilen bir kıssada şöyle denmektedir:
“Biz Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e yaklaştık ve onun elini öptük.” [İbn Ebi Şeybe, Musannef: 5/292 (26205)]
Sahâbe-i kirâmın elini öpme tatbikatı müteaddid yollarla sâbit olup, hocanın ve mürşidin elini öpmenin müstehab olduğunu teyit eder.
Âişe radîyallâhu anhâ şöyle demiştir:
“Söz ve konuşma bakımından Fatıma’dan daha çok Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e benzeyen birini görmedim. Fatıma, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına girdiğinde Rasûlullâh onu karşılar, ona doğru ayağa kalkar, elini tutar, elini öper ve kendi yerine oturturdu. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, onun yanına girdiğinde ise Fatıma onu karşılar, ayağa kalkar, elini tutar ve elini öperdi.” [Beyhakî, es-Sunenu’l-Kubrâ: 7/162 (13578).
Âile fertlerinin (baba-kız, anne-evlat) birbirlerine olan şefkat ve ikrâmlarının el öpme vasıtasıyla icra edilmesi bizzat ehl-i beytin sünnetiyle sâbittir.
Alî radîyallâhu anh, şöyle buyurmuştur:
“Çocuğu öpmek şefkat (rahmet), kadını öpmek şehvet, anne-babayı öpmek iyilik/itaat, kardeşini öpmek dîndarlık, âdil imâmı (yöneticiyi) öpmek itaat, âlimi öpmek ise Allâh’u Teâlâ’yı yüceltmektir (O’na duyulan tazimdendir).” [Ebû Hayyân, el-Bahru’l-Muhît: 3/734]
İmâm Beyhakî rahîmehullâh, şöyle nakletmiştir:
“Ömer radîyallâhu anh Şam’a geldiğinde, Ebû Ubeyde bin el-Cerrâh radîyallâhu anh onu karşıladı ve elini öptü, sonra baş başa kalıp ağlaştılar. Hadîsi aktaran tabiînden Temîm bin Seleme: ‘El öpmek sünnettir’ derdi)” [Beyhakî, es-Sunenu’l-Kubrâ: 7/164]
Enes bin Mâlik’in hizmetçisi Cemîle şöyle anlatıyor:
“Sâbit, Enes’in yanına geldiğinde şöyle derdi: Ey câriye! Bana güzel koku getir de elime süreyim. Çünkü Sâbit, elimi öpmeden râzı olmazdı.” [Heysemî, Mecma‘u’z-Zevâid: 1/130]
İmâm Nevevî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Bir kimsenin elini; zühdü, salâhı, ilmi, şerefi, iffeti veya dînî yönü sebebiyle öpmek müstehabdır. Ancak dünyâlığı, serveti, gücü ve dünyevî makamı için öpmek ise şiddetle mekruhtur.” [el-Mecmû’: 4/636; Ravdatu’t-Tâlibîn: 10/237]
İmâm İbn Hecer el-Haytemî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Sâlihlerin elini ve ayağını öpmek müstehabdır. Nitekim Ebû Ubeyde, Ömer’in elini öpmüştür. Sırf zenginliği için el öpmek ise mekruhtur; zîrâ hadîste: ‘Zengine dünyâlığı için tevâzu gösterenin diîinin üçte ikisi gider’ buyrulmuştur.” [Tuhfetu’l-Muhtâc: 9/230]
İmâm Şirbînî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Dînî bir şeref, yaş büyüklüğü, iffet veya ilim sebebiyle el öpmek müstehabdır. Küçük çocukları şefkatle öpmek ise sünnettir.” [Muğni’l-Muhtâc: 4/312]
Şeyh Muhammed bin Abdulvehhab rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“El öpmeye gelince; bunun gibi bir şeye karşı çıkılması (inkâr edilmesi) câiz değildir. Bu, ilim ehli arasında ihtilaflı bir meseledir. Nitekim Zeyd bin Sâbit, İbn Abbas radîyallâhu anhum’un elini öpmüş ve: ‘Nebîmizin ehl-i beytine böyle yapılması bize emrolundu’ demiştir. Her halükârda, insânların Allâh’ın hükmünü bilmedikleri her meseleye karşı çıkmaları câiz olmaz.” [Edduresu’s-Seniyye: 8/51]
• İllet ve Hikmet:
İslâm dîninde el öpme izni; uhrevî ve dînî değerlerin yüceltilmesi hikmetine dayanır. Mümin, dînî değerlere (ilim, takvâ, anne-baba hakkı) saygısını göstermek için el öper. Dünyevî menfaatler için el öpmek ise yasaklanmıştır.
Allâme Âlûsî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Bazı âlimler, özellikle zengin kimseler için -‘Kim bir zengine zenginliği sebebiyle tevâzu gösterirse dîninin üçte ikisi gider’ hadîsine binâen- baş eğmeyi, baş, el veya ayak öpmeyi mekruh görmüşlerdir. Ancak sâlih, âlim veya şerefli kimselerin elini öpmek ise mendubdur (teşvik edilmiştir); zîrâ Ebû Ubeyde, Ömer’in elini öpmüştür.” [Âlûsî, Rûhu’l-Meânî: 3/100]
• Şartlar ve Sınırlar:
1. El öperken kesinlikle rükû eder gibi eğilinmemeli, Allâh’ın huzurunda durur gibi eğilme sınırına girilmemelidir.
2. Karşı cinsler; nâmahrem olanlar arasında el öpmek kesinlikle harâmdır. Bir erkeğin nâmahrem bir kadının, kadının da nâmahrem bir erkeğin elini öpmesi helâl değildir. Anne-baba ve hoca ile olan el öpmede bu sınır ihlâl edilmemelidir.
3. El öpülen hoca veya âlimin ehl-i sünnet dâiresinde, takvâ ve salâh sâhibi olması şarttır; bid’atçi veya fâsık kimselerin eli dînî hürmetle öpülemez.
• Karşıt Görüşün Reddi:
Bazı âlimlerimizden -bunlardan biri İmâm Mâlik rahîmehullâh olmak üzere- el öpmenin mekruh olduğu nakledilmiştir. Nitekim Şankîtî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Âlimlerin çoğunluğu (cumhur), el öpmenin müstehap olduğu görüşündedir. Ancak İmâm Mâlik -iki görüşünden birinde- ve Kâsım bin Muhammed: ‘El öpülmez’ demişlerdir.” [Şankîtî, Edvâu’l-Beyân, 4/407]
Ancak bu görüşün mutlak olarak anlaşılması doğru değildir. Zîrâ el öpmenin câiz ve güzel görüldüğünü gösteren Sünnet, sahâbe ve tâbiîn uygulamalarına dâir nakiller bulunmaktadır. Dolayısıyla el öpmenin mekruhluğu, kibir, büyüklük taslama, dünyâlık makam ve mevki sebebiyle yapılması gibi durumlara hamledilirse isâbetli olur. Nitekim İbn Hacer rahîmehullâh, el öpme konusundaki rivâyetleri aktardıktan sonra şöyle demiştir:
“İmâm Mâlik’in el öpmeyi mekruh görmesi, bunun kibirlenme ve büyüklük taslama amacıyla yapılması durumundadır. Fakat Allâh’a yaklaşma maksadıyla; kişinin dîni, ilmi veya şerefi sebebiyle yapılırsa câizdir.” [İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 11/57]
• Sonuç:
Kişinin kendi anne ve babasının elini şefkat, merhamet ve ikrâm amacıyla öpmesi müstehâbtır. Kendisine İslâm’ı öğreten hocasının, takvâ sâhibi âlimlerin ve sâlih zatların elini öpmesi de müstehabdır. Aynı şekilde yaşça büyük olan anne-babanın da dînî ilim ve şerefi üstün olan bir hocanın elini öpmesi dînî bir hürmet nişânesi olarak müstehabdır. Sırf zenginlik, para ve dünyevî makam sâhibi kişilerin elini öpmek ise şiddetle mekruhtur; bazı fakihlere göre harâmdır.
Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih.

