«
  1. Anasayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Boşanma Sonrası Çocukların Hizânâtı, Nafaka ve Görüşme Düzeni

Boşanma Sonrası Çocukların Hizânâtı, Nafaka ve Görüşme Düzeni

sr_cblr

BOŞANMA SONRASI ANNE VE BABANIN YENİDEN EVLENMESİ HÂLİNDE
KÜÇÜK ÇOCUKLARIN HİZÂNÂTI (BAKIMI), NAFAKASI VE GÖRÜŞME DÜZENİ

 

Boşanan karı-kocanın 3 ve 5 yaşlarında iki küçük çocuğu bulunmaktadır. Boşanma sonrasında hem anne hem de baba başkalarıyla evlenmiştir. Bu durumda: Çocukların bakımı ve yanında kalacağı taraf (hizânât) şer’ân kime âittir? Çocukların bakımı ve nafakası kime aittir? Çocuk kendisinde kalmayan taraf çocuğunu ne sıklıkla ve nasıl görebilir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

• Mes’elenin Tanımı ve Hükmü:

Bu soru içinde üç mesele vardır: 

1. Hizânât (Çocukların Kimde Kalacağı) Hükmü: 3 ve 5 yaşlarındaki çocuklar henüz mümeyyiz değildir (7 yaşından küçüktür). Mümeyyiz olmayan çocukların hizânât hakkı öncelikle annenindir. Ancak anne yabancı bir erkekle evlendiğinde (veya zifaf gerçekleştiğinde), annenin hizânat hakkı şer’ân düşer (sukûtu’l-hizanah bi’n-nikâh).

Annenin evlenmesiyle hizânât hakkı düştüğünde, hizânât hakkı anneanneye geçer. Anneanne hayatta, akıl sağlığı yerinde, Müslüman ve bakıma ehil ise çocuklar anneannede kalır. Anneanne yoksa veya hizânât şartlarını taşımıyorsa, hizânât sırasıyla anne tarafındaki diğer büyükannelere, onlar da yoksa babaya geçer. Babanın yeniden evlenmiş olması babalık velâyetini ve hizânât sırası kendine geldiğinde hizânât hakkını düşürmez.

2. Nafaka ve Bakım Masrafları Hükmü: Çocuklar kimin yanında kalırsa kalsın (ister anneannede ister babada), çocukların yeme, içme, giyim, barınma, tedâvi ve gerekiyorsa emzirme/bakıcı ücretleri dâhil tüm nafakası ve bakım masrafları icmâen yalnızca babaya âittir. Anne veya anneannenin çocuğu kendi evinde barındırması, nafakayı üstlenmelerini gerektirmez; baba hizânât sâhibine çocukların nafakası ve bakım giderini eksiksiz ödemekle yükümlüdür.

3. Görme ve Ziyâret Hakkı (Ziyâret Usulü) Hükmü: Çocuk anneannede (veya annede) kaldığında babanın, babada kaldığında ise annenin çocuklarını görme ve ziyâret etme hakkı asla engellenemez. Görme sıklığı ve usulü dinî örfe göre düzenlenir. Çocuk hizânât sâhibinin yanında kalırken diğer tarafın (örneğin babanın) çocuğu gündüzleri belirli vakitlerde ziyâret etmesi, durumunu denetlemesi, terbiye ve eğitimiyle ilgilenmesi veya çocuğun gündüzleri babasının yanına gidip geceleri yatmak üzere hizânât sâhibine dönmesi esastır. Anne de babada kalan çocuğunu örfe uygun aralıklarla görme hakkına sâhibtir.

Hükmün Delîlleri ve Gerekçeleri:

(Çocuğun Nafakasının Babaya Ait Olması): Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ

“Annelerin yiyeceği ve giyeceği, ma’ruf üzere (çocuğun babası olan) doğurtulana (babaya) aittir.” [Bakara: 2/233]

Allâh’u Teâlâ, bu âyet-i kerîmede “el-Mevlûdu leh” (kendisinin çocuğu olan baba) üzerine çocukların ve onları emziren/bakan kimselerin rızık ve kisvesini farz kılmıştır. İslâm âlimleri bu nassa dayanarak; çocukların bakımı ve hizânât masrafı kimin yanında bulunurlarsa bulunsunlar kat’î surette babanın sorumluluğunda olduğunu hükme bağlamışlardır.

(Bakım Ücretinin Babaya Ait Olması): Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ

“Eğer sizin için (çocuklarınızı) emzirirlerse (veya bakarlarsa), onlara ücretlerini verin.” [Talâk: 65/6]

Bu âyet-i kerîme, çocukların bakım ve emzirme hizmetinin bedelini ödeme yükümlülüğünün babaya âit olduğunu gösterir. Hizânâtı üstlenen anne veya anneanne, babadan çocuğun bakımı ve nafakası için gerekli giderleri talep etme hakkına sâhibtir.

(Annenin Evlenmesiyle Hizânâtın Düşmesi): ‘Abdullâh b. ‘Amr radîyallâhu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre; bir kadın Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek: “Ey Allâh’ın Rasûlü! Şu oğluma karnım yuva, göğsüm kadeh, kucağım da bir beşik oldu. Babası beni boşadı ve çocuğu benden çekip almak istiyor” demiş; bunun üzerine Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

«أَنْتِ أَحَقُّ بِهِ مَا لَمْ تَنْكِحِي»

“Evlenmediğin sürece onun üzerinde en çok hak sâhibi sensin.” [Ebu Dâvûd (2276)]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem bu hadîs-i şerîfte annenin hizânât hakkını «مَا لَمْ تَنْكِحِي» (evlenmediğin sürece) şartına bağlamıştır. İslâm âlimleri bu nassın zâhirinden hareketle; annenin başka bir erkekle evlenmesi hâlinde hizânât hakkının kendiliğinden sakıt olacağına delîl getirmişlerdir.

 (Annenin Hakkı Düştüğünde Anneannelere / Teyzelere Geçmesi): Bera bin Âzib radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre; Hamza radîyallâhu anh’ın kızının hizânâtı hususunda Alî, Câfer ve Zeyd bin Hârise radîyallâhu anhum ihtilafa düşmüşler, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, çocuğu teyzesine vererek şöyle buyurmuştur:

«الْخَالَةُ بِمَنْزِلَةِ الأُمِّ»

“Teyze, anne makamındadır (anne mesabesindedir).” [Buhârî (2699)]

Bu hadîs-i şerîf, anne aradan çekildiğinde veya hakkı düştüğünde hizânâtın anne soyundan gelen kadın akrabalara (anneanne ve teyzeye) intikâl edeceğini göstermektedir. Âlimlerin çoğunluğuna göre, anneanne, anneye doğrudan doğum bağı ile bağlı olduğu için teyzeden de önce gelerek hizânâtın birinci derecedeki hak sâhibi kılınmıştır.

(Nafakanın Babaya Ait Olması): Âişe radîyallâhu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre; Hind bint Utbe radîyallâhu anhâ Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip kocasının cimriliğinden şikâyet etmiş, Allâh Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

«خُذِي مَا يَكْفِيكِ وَوَلَدَكِ بِالْمَعْرُوفِ»

“Kendine ve çocuğuna yetecek miktarı ma’ruf üzere (kocanın malından) al!” [Buhârî (5364); Müslim (1714)]

Hadîs-i şerîf, çocuğun nafakasının istisnasız babanın zimmetinde bir hak olduğunu sarahaten delîllendirir.

İbnu’l-Münzir, el-Mâverdî ve İbn Hubeyre rahîmehumallâh fukahânın icmâını şöyle nakletmektedirler:

1. Nafaka İcmâı: “Âlimler, kendi malı olmayan küçük çocukların nafakasının babaya âit olduğu hususunda icmâ etmişlerdir.” [Mevsuatu’l-İcmâ‘: 3/81; el-Hâvî el-Kebîr: 11/477]

2. Evlenmeyle Hizânâtın Düşmesi İcmâı: “İlim ehlinden hıfzettiğimiz bütün âlimler, annenin evlenip kocasıyla zifafa girmesiyle hizânât hakkının düşeceği husûsunda ittifak etmişlerdir.” [Mevsuatu’l-İcmâ‘: 3/468; İhtilâfu’l-Eimmeti’l-Ulemâ: 2/214].

İmâm Şâfiî rahîmehullâh, şöyle demiştir:

“Anne ve baba aynı beldede/yerleşim yerinde iken ayrıldıklarında, evlenmediği müddetçe anne çocuğuna (hizâne/bakım hakkı bakımından) daha layıktır… Kadın evlendiğinde ise, küçük olsun büyük olsun çocuğun kendi yanında kalması hususunda artık hiçbir hakkı kalmaz… Eğer kadın evlenirse, (hizâne hakkı hususunda) annenin yerine anneanne geçer. [el-Umm: 5/97, 6/170)

(Bu hükümler), annesi ister evli ister boşanmış olsun, çocuğun nafakasının annesine değil, bizzat babasına âit olduğunun açık bir beyânıdır.” [el-Ümm: 5/158]

Şeyhu’l-İslâm Zekeriyyâ el-Ensârî rahîmehullâh, hizâne ve nafaka hakkında şöyle demiştir:

“Şâyet (anne) evlenecek olursa, hizâne hakkı düşer… Annenin hizâne hakkı düştüğünde ise bu hak kendi annesine (çocuğun anneannesine) intikal eder… Hizâne masrafı (çocuğun bakım ve gözetim giderleri) öncelikle çocuğun kendi malından, (malı yoksa) ardından babası tarafından karşılanır.” [Esnâ’l-Metâlib fî Şerhi Ravdi’t-Tâlib: 7/503, 7/506]

Allâme Hatîb eş-Şirbînî rahîmehullâh, hizânenin intikali ve ziyâret usulü hakkında şöyle demiştir:

“Bununla (yani evlenmekle) annenin hakkı düştüğünde, hak kendi annesine (anneanneye) geçer… (Anne ve babadan) hiçbiri çocuğunu görmekten menedilemez… Baba, örfe/teamüle uygun şekilde (çocuğunu) ziyâret eder.” [Muğni’l-Muhtâc: 5/195, 5/197, 5/200]

İmâm İbn Hacer el-Heytemî rahimehullâh, şöyle demiştir:

“Bununla (yani evlenmekle) annenin hakkı düştüğü takdirde, (hizâne hakkı) kendi annesine (anneanneye) intikal eder.” [Tuhfetu’l-Muhtâc fî Şerhi’l-Minhâc: 8/358]

Annenin Evlenmesiyle Hizânâtın Düşme İlleti:

Anne yabancı bir erkekle evlendiğinde, yeni kocanın hakları ve evlilik sorumlulukları ortaya çıkar. Üvey babanın çocuğa karşı yabancı ve isteksiz olması, çocuğa eziyet verilmesi veya ihmal edilmesi riski doğar. Şerîat, çocuğu üvey baba evindeki muhtemel olumsuzluklardan korumak için annenin hizânât hakkını düşürür.

Hizânâtın Anneanneye Geçme Hikmeti:

Anneanne, anne soyundan gelen ve torununa en çok şefkat gösteren kimsedir. Annenin öz evladına olan merhametine en yakın kucak anneannedir.

Nafakanın Babada Olma İlleti:

Soy ve nesep bağı babadan yürür. Babanın çocuğu üzerindeki velayeti ve onu koruma borcu gereğince, nafaka yükümlülüğü tamâmen babaya yüklenmiştir.

Karşıt Görüş ve Değerlendirme:

Hasan-ı Basrî ve İbn Hazm gibi bazı zâhirî ilim ehli, annenin evlenmesinin hizânât hakkını düşürmeyeceğini ileri sürmüşlerdir. Ancak cumhûr-u ulemâ bu görüşü reddetmişlerdir. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in “Evlenmediğin sürece onun üzerinde en çok hak sahibi sensin” buyruğu, evlenildiği takdirde bu öncelikli hakkın sakıt olacağını sarahaten ifâde eder. Hadîsin zâhirini bırakıp kıyâsa gitmek câiz değildir. Dolayısıyla annenin evlenmesiyle hizânât hakkı kat’î olarak düşer.

Sonuç:

İslâm fıkhı çerçevesinde 3 ve 5 yaşlarındaki çocukların durumu şu şekildedir:

Hizânât (Çocukların Kalacağı Yer): Anne başkasıyla evlendiği için hizânât hakkı düşmüştür. Çocukların bakımı ve hizânâtı öncelikle anneanneye âittir; çocuklar anneannede kalır. Anneanne yoksa veya bakamayacak durumdaysa babaya geçer.

Nafaka ve Bakım: Çocukların gıda, giyim, barınma, bakım ve tedavi masraflarının tamamı öz babaya âittir. Baba, hizânâtı üstlenen kişiye (anneanneye) çocukların nafakası için gerekli giderleri ödemekle mükelleftir.

Görme ve Ziyaret Hakkı: Çocuklar anneannede kaldığında baba (ve anne), babada kaldığında anne, çocuklarını görme hakkına sâhibtir. Diğer tarafın çocuklarını görmesi engellenemez; ziyâretler dinî ve mahallî örfe (alâ’l-‘âdeh) uygun aralıklarla (örneğin haftanın belirli günleri) düzenlenir.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz