ERKEĞİN LAZER VB. YOLLARLA
KOL VE BACAK KILLARINI KALICI OLARAK ALDIRMASI
Erkeklerin lazer, iğneli epilasyon ve benzeri modern yöntemlerle kol ve bacaklarındaki kılları bir daha çıkmayacak (kalıcı) şekilde aldırmalarının şer’î hükmü nedir?
Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.
• Mes’elenin Tanımı ve Hükmü
Erkeklerin, bedenlerindeki (kol ve bacaklarındaki) kılları normal tıraş, kesme veya kısaltma gibi geçici yollarla temizlemeleri –kadınlara benzeme kastı olmaksızın sırf nezâfet ve hilye amacıyla yapıldığında– aslen mübâhtır. Lâkin bu kılların lazer veya iğneli epilasyon gibi modern tıbbî ve teknolojik vasıtalarla kıl köklerinin tahrip edilerek bir daha hiç çıkmayacak (kalıcı) şekilde yok edilmesi câiz değildir.
Bunun temel gerekçeleri; fıtrî hilkati kalıcı ve köklü olarak değiştirmek (tağyîr-i halkıllâh), erkek bedenini kadın bedenine benzeterek pürüzsüzleştirmek (teşebbüh) ve bu tıbbî işlemler esnâsında erkekler için avret sayılan uyluk/bacak kısımlarının başkalarına gösterilmesi (keşf-i avret) haramlığıdır. Ancak kişinin bedeninde aşırı kıllılıktan ötürü (tıbbî bir anomali/hastalık derecesinde) psikolojik veya fiziksel bir eziyet, ağır bir çirkinlik mevcutsa, sadece bu eziyet ve kusuru giderecek miktarda kalıcı müdâhale tedavi (izâle-i ayb) kapsamında istisnaen câiz olabilir.
• Hükmün Delîlleri ve Gerekçeleri:
Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:
وَلَآمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللَّهِ
“Ve onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını (fıtratı/yaratılış şeklini) değiştirecekler.” [Nisâ: 4/119]
Âyet-i kerîme, şeytanın insânoğlunu saptırmak için kullanacağı en büyük tuzaklardan birinin “Allah’ın yarattığı tabii şekli değiştirmek” (tağyîr-i halkıllâh) olduğunu beyân eder. Kılları geçici olarak tıraş etmek hilkati değiştirmek değildir; çünkü kıl tekrar uzayacaktır. Lâkin kıl köklerini kalıcı olarak kurutarak bedenin tabii yapısını tamamen değiştirmek, bu âyette zemmedilen ve yasaklanan tağyîr (değiştirme) kapsamına dâhil olur.
Allâh’u Teâlâ, başka bir âyetinde şöyle buyurmaktadır:
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
“Şüphesiz biz, insânı en güzel biçimde (kıvamda) yarattık.” [Tîn: 95/4]
Allâh Subhânehu ve Teâlâ, erkeği erkeklik fıtratına uygun (kıllı, vakarlı ve heybetli), kadını da kadınlık fıtratına uygun (pürüzsüz ve nârin) bir kıvamda halk etmiştir. Erkeğin tabii yapısında var olan uzuv kıllarını kalıcı olarak kurutup yok etmesi, erkeğin en güzel kıvamına yani fıtri yapısına müdâhaledir.
Allâh’u Teâlâ, diğer bir âyetinde şöyle buyurmaktadır:
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِم| وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ
“Mümin erkeklere söyle, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar ve ırzlarını (avret mahallerini) korusunlar.” [Nûr: 24/30]
Lazer epilasyon bacak ve uyluk (fadh) bölgesine uygulanırken, zarûret olmaksızın bu avret mahallinin bir başkasına (lazer yapan estetisyene vs.) açılması ve dokundurulması bu âyetin emrettiği avreti koruma emrine kat’î sûrette aykırıdır ve harâmdır.
Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:
لَعَنَ اللَّهُ الْوَاشِمَاتِ وَالْمُسْتَوْشِمَاتِ وَالْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ
“Sırf güzellik için dövme yapan ve yaptıran, kaşlarını alan ve aldıran, dişlerini seyrelttiren, (böylece) Allâh’ın yarattığını değiştiren kadınlara Allâh lânet etmiştir.” [Buhârî, Libâs 82; Müslim, Libâs 120]
Hadîs-i şerîfte lânetin gerekçesi (illeti) olarak “lilhüsn mûğayyirâti halkıllâh” yani “sırf süslenmek/güzelleşmek amacıyla fıtratı kalıcı olarak değiştirmek” zikredilmiştir. Erkeklerin de nezâfeti aşarak, sırf daha pürüzsüz görünmek (hüsn/güzellik) amacıyla kıl köklerini kalıcı olarak yok etmeleri, bu hadîste lânetlenen fıtrî hilkati bozma (tağyîr) illetine tam olarak uymaktadır.
İbn Abbâs radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:
لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمُتَشَبِّهِينَ مِنَ الرِّجَالِ بِالنِّسَاءِ
“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, kadınlara benzemeye çalışan erkekleri lânetlemiştir.” [Buhârî, Libâs 61]
Kolların ve bacakların tamâmen kılsız ve pürüzsüz hale getirilmesi kadınların şer’î ve fıtrî bir özelliğidir. Erkeğin ebediyen pürüzsüz bir ten elde etmek üzere bu kılları kökten kurutması, kadınların tabii görüntüsüne kalıcı bir benzeme (teşebbüh) teşkil ettiğinden şer’ân yasaklanmıştır.
Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, diğer bir hadîsinde şöyle buyurmuştur:
لَا يَنْظُرُ الرَّجُلُ إِلَى عَوْرَةِ الرَّجُلِ، وَلَا الْمَرْأَةُ إِلَى عَوْرَةِ الْمَرْأَةِ
“Erkek erkeğin avret yerine, kadın da kadının avret yerine bakamaz.” [Müslim, Hayz 74]
Epilasyon bacak ve uyluk gibi bölgelere uygulanırken, bu bölgelerin başkasına açılması ve elletilmesi harâmdır. Şer’î bir tedâvî (zaruret) olmadıkça süslenmek için avretin açılması kesinlikle yasaktır.
İbn Mes’ûd radîyallâhu anh, fıtratı değiştiren bedenî süslenmeler hakkında şöyle buyurmuştur:
“Yasaklama ancak sunî olarak süslenmek (tasannu’) ve güzellik uğruna Allâh’ın yarattığını değiştirmek hakkında gelmiştir.” [Buhârî, et-Târîh: 5/171]
Tabiîn imamlarından İbrâhîm en-Nehaî rahîmehullâh da, beden üzerindeki kıllara kalıcı olarak yapılan müdahaleleri hilkati bozma kapsamında değerlendirmiş ve nehiy dâiresinde görmüştür. [İbn Ebî Şeybe, el-Musannef: 5/264]
İmâm Şâfiî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Hilkati bozucu ve kadınlara benzemeyi andırıcı tasarruflar harâmdır… Ancak bir hastalık, eziyet veya bedendeki aşırı bir çirkinliğin (kusurun) giderilmesi amacıyla tedavi olmak bu yasaktan müstesnâdır.” [el-Umm: 5/22]
İmâm İbn Hecer el-Haytemî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Bedendeki kılların aslen mubah olması, onların geçici olarak temizlenmesi hususundadır. Kıl köklerinin kalıcı olarak ilaç veya benzeri yollarla (epilasyon gibi) tahrip edilip yok edilmesi, Allâh’ın yarattığı tabii fıtratı değiştirmek (tağyîr) ve kadınlara benzemek (teşebbüh) kapsamına gireceğinden harâmdır.” [Tuhfetu’l-Muhtâc fî Şerhi’l-Minhâc: 9/379]
Allâme Şirbînî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Yaratılışı sırf daha güzel görünmek için kalıcı olarak değiştirmek harâmdır. Nitekim mûğayyirâti halkıllâh (Allah’ın yarattığını değiştirenler) hadîsinin hükmü buna delâlet eder. Fakat bir kusur veya hastalık sebebiyle tedâvi amaçlı yapılan müdâhaleler câizdir.” [Muğni’l-Muhtâc: 1/146]
İmâm Nevevî rahîmehullâh, şöyle demiştir:
“Sırf güzellik (hüsn) için fıtratı değiştirmek harâmdır. Lakin bir hastalık veya kusuru gidermek için yapılan tıbbî müdahaleler bu yasağın dışındadır.” [Şerhu Sahîhi Müslim: 14/106]
• İllet ve Hikmet:
Şer’î yasaklamanın illeti, “güzelleşmek amacıyla tabii yaratılışın kalıcı olarak bozulması/değiştirilmesi” (tağyîr-i halkıllâh) ve “kadınlara benzemek” (teşebbüh) vasıflarıdır. Geçici temizlik (tıraş/kısaltma) kılları kalıcı olarak yok etmediği için fıtrata müdâhale sayılmazken; lazer ile köklerin kalıcı olarak kurutulması tabii yapıyı yok ettiği için bu harâm illetine dâhil olur.
• Şartlar ve Sınırlar:
1. İstisnaî Cevâz Durumu (Tedavi): Eğer erkekte aşırı kıllanma (hipertrikoz) gibi tıbbî bir anomali varsa, bu durum insânlar arasında çirkin görünmesine veya psikolojik bunalıma sebep oluyorsa, sadece normal bir erkek seviyesine getirecek kadar lazer yaptırması tedavi dâiresinde câizdir.
2. Avret Sınırı: Kalıcı epilasyon meşru bir mazerete dayansa bile, göbek ile diz kapağı arasındaki avret mahallinin (uyluk ve kasık) lazer işlemi için nâmahrem birine açılması kesinlikle harâmdır. Bu işlem ancak kişinin bizzat kendisi tarafından veya helâli (eşi) tarafından yapılabilirse câiz olur.
• Karşıt Görüşün Reddi:
Bazı modernist yaklaşımlar, kol ve bacak kıllarını almanın aslen mubah olmasından hareketle kalıcı olarak yok edilmesini de mubâh saymışlardır. Ancak bu iddia, geçici temizlik ile kalıcı hilkat değişikliği arasındaki fıkhî farkı göz ardı ettiği için bâtıldır. Zîrâ bir şeyin geçici olarak izalesi “nezafet”, ebediyen yok edilmesi ise “fıtratı tahrif” ve “teşebbüh” hükmündedir.
• Sonuç:
Bir erkeğin temizlik ve nezâfet amacıyla kol ve bacak kıllarını geçici olarak jilet, makine veya tüy dökücü krem gibi yollarla alması câiz ve mübâhtır.
Ancak lazer, iğneli epilasyon vb. modern yöntemlerle bu kılların köklerini tamamen tahrip ederek bir daha hiç çıkmayacak (kalıcı) şekilde yok ettirmesi harâmdır. İstisnâî olarak, tıbbî bir anomali (aşırı kıllanma hastalığı) sebebiyle tedâvi maksatlı yapılacak işlemlerde sadece normalliğe ulaştıracak kadarına cevâz verilse dahi; uyluk ve bacak bölgesindeki avret mahallinin başkasına açılması ve elletilmesi haramlığı bu ruhsatı da son derece kısıtlamaktadır.
Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih.

