«
  1. Anasayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Revatıb sünnet namazların miktarı ve hükmü nedir?

Revatıb sünnet namazların miktarı ve hükmü nedir?

sr_cblr

Revatıb sünnet namazların miktarı ve hükmü nedir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur. Salât ve selâm Muhammed aleyhisselâm’a, onun âline ve ashâbına olsun.

•  Mes’elenin Tanımı ve Hükmü

Revâtib Sünnet: “Râtibe” kelimesinin çoğuludur; devamlı ve düzenli yapılan iş anlamına gelir. Farz namazlara tâbi olan, o farzlardan önce veya sonra düzenli olarak kılınan nafile namazlara denir.

Farz namazlara tâbi olan revâtib sünnetlerin bir kısmı sünnet-i müekkede, bir kısmı ise gayr-i müekked sünnettir. Kılınması müstehâb olup terk edilmesi bâtıl veya haram olmamakla beraber, sürekli terki kınanmış ve şâhitliğin reddine sebeb sayılmıştır. Sahîh hadislerde revâtib sünnetler on ve on iki rekât olarak rivayet edilmiştir. Fakihler bu rivayetleri cem ederek her iki uygulamanın da sünnet olduğunu söylemişlerdir. Dolayısıyla Müslüman dilerse on, dilerse on iki rekât olarak bunlarla amel edebilir.

• Hükmün Delîlleri ve Gerekçeleri

Allâh’u Teâlâ, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e itaati ve onu örnek almayı emrederek şöyle buyurmuştur:

 لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

“Andolsun ki, Allâh’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allâh’ı çokça ananlar için Rasûlullâh’ta sizin için güzel bir örnek vardır.” [Ahzâb: 33/21]

Farz namazlara bağlı olarak kılınan müekked revâtib sünnetlerin 12 rekât olduğuna dair dâir Ümmü Habîbe radîyallâhu anhâ’dan rivayetle Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

 مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ يُصَلِّي لِلَّهِ كُلَّ يَوْمٍ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً تَطَوُّعًا، غَيْرَ فَرِيضَةٍ، إِلَّا بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ

“Farzlar dışında, Allâh rızası için her gün on iki rekât nafile (sünnet) namaz kılan hiçbir Müslüman kul yoktur ki, Allâh ona cennette bir köşk bina etmesin.”  [Müslim, 103]

Tirmizî’deki sahîh ziyâde ile bu 12 rekâtın tafsilatı şöyledir: Öğleden önce 4, öğleden sonra 2, akşamdan sonra 2, yatsıdan sonra 2 ve sabahtan önce 2.

Farz namazlara bağlı olarak kılınan müekked revâtib sünnetlerin 12 rekât olduğuna dair Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anhumâ şöyle demiştir:

حَفِظْتُ مِنَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ رَكَعَاتٍ: رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ المَغْرِبِ فِي بَيْتِهِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ العِشَاءِ فِي بَيْتِهِ، وَرَكْعَتَيْنِ قَبْلَ صَلاَةِ الصُّبْحِ

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’den on rekât (sünnet namaz) hıfzettim: Öğleden önce iki, öğleden sonra iki, akşam namazından sonra evinde iki, yatsı namazından sonra evinde iki ve sabah namazından önce iki rekât.” [Buhârî, 1126]

İbn Ömer ve Ümmü Habîbe radîyallâhu anhum’un hadîsleri arasında bir taarruz (çelişki) yoktur. Nebî aleyhisselâm bazen öğleden önce dört kılarak on iki, bazen de iki kılarak on rekât kılmıştır. Bu da her ikisinin de meşru olduğunu ve efdaliyetin duruma göre değiştiğini gösterir. “إِعْمَالُ الدَّلِيلَيْنِ أَوْلَى مِنْ إِهْمَالِ أَحَدِهِمَا İki delîli de kullanmak (amel etmek), birini terk etmekten daha evlâdır.” Bu sebeble birçok muhaddîs ve fâkih, iki rivâyeti cem ederek her ikisiyle de amel edilmesi gerektiğini söylemiştir. İmâm Taberî rahîmehullâh, şöyle demiştir:

“Bu hususta doğrusu şöyle denilmesidir: Öğleden önceki namazın sayısı hakkında gelen her iki haber de sahîhtir. Durum şundan ibarettir; Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den dört rekât rivâyet eden kimse, O’nu pek çok halinde böyle yaparken görmüştür. İbn Ömer ve diğerleri ise bazı durumlarda iki rekât kıldığını görmüş ve Nebî’den bunu rivâyet etmişlerdir. Durum böyle olunca, kişi öğleden önce dilediği kadar (nafile) nama kılabilir; çünkü bu bir tetavvudur (gönüllü ibâdettir). Allâh’u Teâlâ müminleri, güçlerinin yettiği kadar hayır işleyerek kendisine yakınlaşmaya teşvik etmiştir. Zeval vaktinden sonra ve öğle namazından önce kılınan namaz, fazilet bakımından gece namazına denk sayılırdı; bu görüş seleften bir cemâatten rivayet edilmiştir.” [İbn Battâl, Şerhu Sahîhi’l-Buhârî: 3/174]

Farz namazlara tâbi olarak kılınan revâtib sünnetler arasında, müekked olanların yanında gayr-i müekked sünnetlerin de bulunduğunu gösteren rivayetler ise şunlardır:

Ümmü Habîbe radîyallâhu anhâ’dan rivâyetle Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

مَنْ حَافَظَ عَلَى أَرْبَعِ رَكَعَاتٍ قَبْلَ الظُّهْرِ وَأَرْبَعٍ بَعْدَهَا حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ

“Kim öğleden önce dört, öğleden sonra dört rekâta devam ederse Allâh onu ateşe haram kılar.” [Ebû Dâvûd, 1269; Tirmizî, 428]

Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anhumâ şöyle demiştir:

رَحِمَ اللَّهُ امْرَأً صَلَّى قَبْلَ الْعَصْرِ أَرْبَعًا

“Allâh, ikindiden önce dört rekât namaz kılan kimseye rahmet etsin.” [Ebû Dâvûd, 1271; Tirmizî, 430]

İmâm Şîrâzî rahîmehullâh şöyle demiştir:

“Farzlara tâbi olan revâtib sünnetlerin asgari kemâl derecesi vitir hariç on rekâttır: Öğleden önce iki, öğleden sonra iki, akşamdan sonra iki, yatsıdan sonra iki ve sabahtan önce iki rekâttır… En kâmil olanı ise vitir hariç on sekiz rekâttır; sabahtan önce iki, akşamdan sonra iki, yatsıdan sonra iki, öğleden önce dört, öğleden sonra dört ve ikindiden önce dört rekâttır.” [el-Mühezzeb: 1/157].

Bu namazların “revâtib” olarak isimlendirilmesinin sebebi Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in bunları hazarda (yolcu değilken) sürekli kılmasıdır. Sefere (yolculuğa) çıkıldığında ise sabahın sünneti hariç diğer revâtib sünnetleri terk etmesi Sünnet’tendir. Hikmetlerinden biri ise farz namazlarda huşu eksikliği, vesvese veya sehiv gibi sebeblerle meydana gelebilecek kusurların kıyâmet gününde nâfilelerle tamâmlanmasıdır. Nitekim sahîh bir hadiste, kulun farz namazlarındaki eksikliklerin nafilelerle tamamlanacağı bildirilmiştir.

• Değerlendirme ve Sonuç:

Netice itibarıyla; İslâm şeriatında “Revâtib Sünnetler”, sabahın farzından önce 2, öğlenin farzından önce 2 veya 4 ve sonra 2, akşamın farzından sonra 2, yatsının farzından sonra 2 olmak üzere toplam 10 veya 12 rekâttır. Bununla birlikte kişinin daha fazla sevap ve fazilet elde etmek maksadıyla öğle sünnetlerini 4’er rekâta çıkarması ve ikindiden önce 4 rekât kılması müstehaptır.

Mümin bir kimse, her gün cennette bir köşk inşâ edilmesi gibi muazzam bir ecre nâil olabilmek için farzlarla beraber bu sünnetlere sımsıkı sarılmalı, zarûret olmadıkça bunları terk etmekten kaçınmalıdır. Ayrıca bu sünnetlerin evde kılınmasına özen göstererek hane halkına ve evine namaz bereketi katmalıdır.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ en iyisini bilendir.
Kaan Sâlih.

Bir Cevap Yaz